Çağla Meknuze ve Mairi Pardalaki ile: Dünya Maskara Performansı Üzerine

Birbirine benzer kültür ve düşüncelerin sanat aracılığıyla bir potada erimesi, biz sanatseverler açısından içerik bakımından zengin bir deneyimi beraberinde getiriyor. 19. yüzyılda İstanbul’da “karamanlidika” ile yazılmış iki dilli şarkılar ve mezar yazıtlarından esinlenen bir Türk-Yunan performansı olan Dünya Maskara da son dönemde bu minvalde tecrübe ettiğim dikkat çekici işlerin başında geliyor. Şair Çağla Meknuze ve koreograf Mairi Pardalaki’nin Karamanlıların konuştuğu bir Türkçe ağzı ve Yunan alfabesini kullanan bir Türkçe yazı formu olan Karamanlıca ile yazılmış çift dilli şarkılar ve mezar yazıtlarından esinle ortaya çıkan performansı Dünya Maskara, bu geçmiş dilsel yakınlığın izlerini araştırırken yazıları aşk, ölüm, din ve kadının yeri gibi arşiv temalarıyla yan yana getirerek yeni yaklaşımlar icat ediyor. Ben de bu kapsamda bir süre önce izleme fırsatı bulduğum bu performansa dair iki sanatçıyla röportaj yaparak performansın hikayesini, aktarmak istediklerini ve ortak çalışma süreçlerini konuştum. Keyifli okumalar dilerim.

Her oyunun/performansın sahneye konmadan önce bir şekilde yolunu bulan yolculuğu olduğuna inanırım. Dünya Maskara’nın hikayesi nasıl başladı peki? İçinde bir “tesadüf” barındırıyor mu? Röportajımıza ilk olarak bu soruyla başlayıp sizden ilgi çekici olduğunu düşündüğüm o hikayeyi dinlemek isterim.













