Duygusal Zeka: Değer Verilmeyi Hak Eden Beceriler

Zeki insan denildiğinde muhtemelen hepimizin aklına iyi okullarda okumuş, not ortalaması yüksek, iyi işlerde çalışan kişiler geliyor. Tüm bunlar şüphesiz bir zeka göstergesidir ancak zeka kavramını bu kadarla sınırlandırmak mümkün müdür? Duygusal insanları toplum olarak daha zayıf, hatta yetersiz görürüz. Ancak bilinenden farklı olarak duygularımız ve zekamız arasında bir bağlantı olduğunu ve adına duygusal zeka denildiğini duymuş muydunuz?

Duygusal zeka kişinin hem kendi duygularını hem de karşısında ki kişinin duygularını anlama becerisinin ölçümü olarak tanımlanıyor. 90’lı yılların başında Peter Salovey ve John D. Mayer tarafıdan ortaya atılıyor, Daniel Goleman isimli Amerikalı bir psikoloğun yaptığı araştırmalarla da destekleniyor. Goleman 1995 yılında yazmış olduğu ”Duygusal Zeka Neden IQ’dan Daha Önemlidir?” adında ki kitabında bireyin başarısı ve mutluluğu için duygusal zekanın IQ kadar önemli olup geliştirilebilen bir beceri olduğunu yazıyor. Ayrıca sadece IQ ya verilen değerin çok aşırı olduğunu ve duygular olmadan zekanın hiç bir yere varamayacağını savunuyor.














