El Conde: Vampir Diktatör’ün Gerçeküstü Hikayesi

Augusto Pinochet, tarihe pek de ilgi duymayanların dahi kulağına çalınmış bir isim aslında. Şili’de 73 yılında düzenlediği darbe ile demokratik yollarla seçilmiş olan başkan Salvador Allende’yi deviren Pinochet, şu an hayatta değil. Ölümü de fantastik bir şekilde gerçekleşmedi, elinden geldiğince uzun yaşadı. Fakat halkına yaşattığı acılar, toplumun hafızasında silinemez bir yer açtı. Hiçbir filmi birbirine benzemeyen Pablo Larrain ise kendinden bekleneni yapıp yine oldukça enteresan bir iş ortaya çıkardı. Bu ‘paralel evren’ hikayesinde Pinochet bir vampir. Darbesinin 50. yılında ölü taklidi yapıp kırsala kaçıp kafa dinlemek isteyen bir vampir hem de…

Film maalesef benim pek de sevdalısı olmadığım bir şekilde, siyah beyaz çekilmiş. Üslubu ve hikayesiyle kontrast yaratma çabasına giren Larrain beni bu anlamda biraz üzdü. Filmin görece yüzeysel alt metni ise daha kabul edilebilir seviyedeydi. Yani yıllarca halkının kanını emerek, arkasındaki Amerikan hükümetinin desteği ile bir yerlere gelebilmiş olan bu adamın bir vampir olarak tasvir edilmesi, hem eğlenceli, ama bir o kadar da bayat gibi… Filmin eleştirilecek çok tarafı var ama Larrain yine de Venedik’ten ödül almayı bildi. Gerçi Ema, Jackie, Spencer gibi filmleriyle Venedik festivalinin gediklisi haline gelmişti halihazırda ama ödül almasını beklediğim bir filmi varsa o da bu değildi sanırım.










