‘Eldest Daughter Syndrome’: Yeterince İyi'nin Peşinde

Bu yılın başında yeni yıl kararlarını yazarken listeye “kendim için yazmaya geri dönmek” kalemini ekledim. Sanırım yılın başından beri bunu sadece üç-dört kez yapabildim. Artık altı yıldır yazıyorum. Bunu çoğunlukla globalde tanınan ya da yüz binlerde takipçisi olan mecralar için yapıyorum. Durum böyle oldukça çıta yükseliyor. Kendimden beklentilerim artıyor. Daha iyisini arıyorum. Daha temiz, daha çarpıcı, daha profesyonel. Yazdıkların “yeterince” XX gelmemeye başlıyor. Yeterince derin, yeterince açık, yeterince etkileyici… Yazmak diğer her şeyde olduğu gibi kendimle yarışımın bir parçası haline geliyor. Peki neden?

Eldest Daughter Syndrome’ Nedir?
‘Eldest daughter syndrome’ yani ilk doğan kız çocuk sendromunu daha önce duymuş muydunuz? Eğer bir TikTok kullanıcısıysanız yanıtınız muhtemelen “evet”tir. Resmî bir tanı olmasa da “en büyük kız sendromu”, en büyük kız çocuklarının karşılaştığı benzersiz zorlukları ortaya koyan yaygın bir durumu ifade etmek için kullanılıyor. Ailedeki en büyük kız çocuğu, kişiliğini şekillendiren ve ruh sağlığını etkileyebilen belirli sorumluluklar ve zorluklarla karşı karşıya kalıyor. Çoğu zaman daha fazla sorumluluk üstlenmeleri, iyi birer rol model olmaları ve kardeşlerinin bakımında yer almaları beklenen kız çocukları zaman içerisinde stres, mükemmeliyetçilik ve duygusal yorgunluk gibi sonuçlarla yüzleşiyor.










