60. Yılında Bond Filmleri: En İyi Beş Bond Kızına Bir Bakış

Bond’un kadınlarla sorunlu ilişkisi Flemming’in orijinal karakterinin ayırt edici özelliklerinden biridir. Siz bakmayın Bond’un elinden “bir uçan bir de kaçan kurtulur” (ki çoğu zaman onlar da kurtulamaz) prensibinin her filme uygulanmasına. Gerçek Bond kadınlarla rahat değildir ve bu Dalton döneminde beyaz perdeye yansıtılmış; Craig döneminin de önemli temalarından birini oluşturmuştur.

Özellikle Vespar’ın Bond üzerinde yarattığı travma onun kadınlarla düzgün bir ilişki kurmasına engel olur. Flemming’in orijinal Bond’u karısı Tracy öldükten sonra kendini alkollere vurur, yitik ve kırılgan bir karaktere döner; M ona düzelmesi için son bir şans verir. Seriye son iki filmde katılan Madeleine karakteri ile sorunlu, inişili-çıkışlı ilişkisi de bu travmanın başka bir uzantısıdır. Seyredenler Moore, Dalton ve Craig dönemleri arasında kadınlar söz konusu olduğunda nasıl bir uçurum olduğunu hemen farkedeceklerdir. Moore kadınlar söz konusu olduğunda neredeyse cebinde şampanya ile gezen, tam bir romantik playboydur. Jestleri, tavırları ile bir ajandan çok jetset playboyu kimliğini taşırken Craig döneminde Bond adeta hınçla intikam almak için sevişir. Moore yatakta şampanya içerken ‘Nobody Does it Better’ çalar, Craig ise yatakta bira içer ve ‘You Know My Name’ çalar.











