Son Hafta Kendinizi Şımartın: İstanbul'un En İyi İftar Mekanları

Ramazan ayının yaklaşmasını heyecanla bekleyip pidenin kokusunu bir hafta uzaklıktan alabilenlerdenim. Belki biraz ailemin de bu özlemde payi vardır ama ben dokusuyla, kokusuyla, mutfağıyla ve ritüelleriyle tam bir Ramazanseverim. Belki biraz geçmişe hasretim, bütün ailenin, sevdiklerimin bir arada olduğu, saatlerce sofra başından kalkamadığı o dönemlere… Bu dönemde o pek sevdiğim Avrupai havadan uzaklaşıp biraz daha otantik ve geleneksel yerlere gitmek, eski lezzetlerin günümüze uyarlanmış yeni tariflerinin tadına varmaktan büyük bir keyif alıyorum. İftar sofrası kalabalıkken, kahkahalar ve tatlı sohbetlerle güzeldir. Oruç tutun ya da tutmayın, bana eşlik edin yeter… 🙂
Asitane, Edirnekapı [[konum_1]]
İlk adresimiz bu sene ilk defa ziyaret ettiğim ve gerek semti, gerek mutfağıyla Ramazan ayına çok yakıştırdığım bir yer olan Asitane… Restoran pek yeni olmamakla beraber, maalesef tarafımdan bugüne kadar es geçilmiş. Edirnekapı’da bulunan, Osmanlı Mutfağı lezzetlerinin gerçek bir kaliteyle sunulduğu bu sevimli bahçeli mekan, bakır tepsideki iftariyelikleriyle önce gözünüze, fasıl dinletisiyle kulaklarınıza, leziz tarifleriyle de midenize hitap ediyor. İftar vaktini mekanın kendi davulcusu mini bir ritüel şeklinde konuklarına haber veriyor. Sunumlarda her şey azar azar, tadımlık ta ki ana yemeğe kadar.. Dışarıda iftar yaptığımda yaşadığım ‘yine dünyaları yedim pişmanlığı’ Asitane’de yerini mutluluğa bıraktı. Serviste ufak tefek aksaklıklar olsa da garsonların hizmet çabası ve güleryüzü takdir edilesiydi. Bunun yanı sıra Osmanlı Mutfağı restoranlarında beni cezbeden bir detay şerbet ikramları; demirhindi, gül… Neli olduğu hiç önemli değil ama emek ve zaman alan bu ikram sanırım müşterilerine daha özel hissettirmenin güzel bir yolu. Gecenin sonunda hediye edilen diş kirası reçel ise memnuniyetimi pekiştirdi!
















