“Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın. Bu şehir arkandan gelecektir.” diyor Kavafis de bir oranda onu pekiştirircesine. Yunanistan’da “Poli” (Yunanlılar İstanbul’a böyle diyorlar) hep arkamdan geldi doğrusu. Bir tek Parisli yıllarım peşimde İstanbul olmadan geçmiştir. Sondan başlayalım diyorsun, yogadan. İlk sayılmaz ama eski sayılabilir. Son dönemimin ise can simidi. Yoga dipsiz bir kuyu zaten. Sapsade ama derin bir yaşam biçimi. Hayatımda hiç hareketsiz kalmadım. Bunu fiziksel anlamda söylüyorum. Esas mesleğim tiyatroyu hep beslediğini düşündüm. Ben bir oyuncunun zihinsel olduğu oranda bedensel bakımını da hiç bırakmamasından yana oldum hep. Sahne kondisyon ister. Bu nedenle hayatım boyunca günün genel geçer akımlarına göre jimnastik, fitness, modern dans, pilates gibi çalışmalar yaptım.
Yogaya ilkin uzak durmuştum. Moda olana uyumlanma sorunum olduğunu bilirsin sanırım. Fakat son 20 yıldır tıp dünyasının da sıcak baktığı “Yin Yoga” ilgimi çekiyordu. Eğitim programına katıldım. Sertifikamı aldım. Amacım eğitmek değil, derinleşmekti ancak rutin yoga derslerimi hep sürdürdüm. Tam da korona kapımıza dayanıp evlere tıkıldığımızda online yoga atölyeleri, teorik ve pratik buluşmalar imdadıma yetişti. Sonrasında bir de Yoga Federasyonu’nun açtığı “200 Saatlik Eğitmen Eğitimi” formasyonumu tamamladım. Şimdi sen sormadan ben söyleyeyim; yoganın tiyatroyla benzeşen tarafları çok. Yoga, sözcük anlamıyla birleştirmek demektir. Aslında, tek olmak. “Yek vücut” olma misali. Yogada güncellenmiş beyin hiyerarşiyi kabul edemez, etmemeli. Yoga bireyin içinde mevcuttur zaten. Adına “eğitmen” denen kişi içindeki yogayı bulup çıkarmaya hazır kişiye yardımcı olabilir ancak. Sonuçta yoga eğitimi verirken bir cerrahın, bir mühendisin, yargıcın alabileceği denli risk göze almıyorsunuz. Yoga ikincil bir işiniz pekâla olabilir. Oysa tiyatro eğitimi aynı bir cerrahınki gibi riskler taşır. Bu da tiyatro ile yogayı ayrıştırandır.
Tiyatro bir meslek, yoga bir seçim demeye getiriyorsun sanki. Pekii yoga sürecin sende de az önce anlattığın gibi mi işledi?