Bir noktadan sonra başkasının fikrini alıp yeniden anlatmaktansa, kendi bakış açımı, kendi cümlelerimi kurma isteği ağır bastı. Yazmak benim için tam da burada çok keyifli bir alan açtı. Bir fikri alıp onu başka bir yerden kurmak, bir aldatma hikâyesine, bedene, çıplaklığa ya da ilişkilere alışılmışın dışında bir yerden bakabilmek… Hatta bazen benim bile ilk anda düşünmediğim bir noktaya, empati kurarak ulaşmak. Bir fikri anlatabilmek, onu insanlarla paylaşabilmek ve “ben buradan bakıyorum” diyebilmek çok değerli. Yazmak benim için tam olarak bu: bakış açısını görünür kılmak.
Sahnede, anne kaybı yaşamış, göstermese de ciddi bir yas sürecinden geçen Mine ve ona destek olmaya çalışan eşi Mehmet ve onların “canım, aşkım ve seni seviyorum”ları arasında ilerleyen evliliğini izlediğimiz bir oyun var. Evlilik kurumunun aşka etkisi, kattıkları ve eksilttikleri olduğu muhakkak ve bazen de tam tersi. Çiftimizi düşündüğümüzde sizce “evlilik aşkı öldürüyor mu?”
Aslında “canım cicim” hali evlilik boyunca sahte değil. Mine ile Memo’nun arasındaki sevgi gerçek. Memo’nun dijitalde yaptığı şey fiziksel olmasa da bir aldatma evet; ama bu, ilişkideki her sıcaklığın, her şefkat anının yalan olduğu anlamına gelmiyor. Birbirlerini seven bir çift bunlar. Sevgi var ama yanlışlar da var. Bence asıl problem “evlilik aşkı öldürür mü?” sorusuna takılıp kalmak. Evlilik öldürmüyor. İnsan öldürüyor. Kadın da erkek de. Arsızlıkla, tatminsizlikle, sınır tutmayı beceremeyerek. Suçu imzaya atmak çok konforlu ama pek de dürüst değil. İmza atmadan da biten tonla ilişki var. İmza atıp hayat boyu sürenler de. Mesele evlilik değil; iki insanın ilişkiyi nasıl yaşadığı. O dengeyi kurabiliyorsan, o dikkat ve emeği gösterebiliyorsan bu bağ yıllarca sürebilir. Evlilik dediğimiz şey de zaten iki insanın ilişkisi; kutsal bir katil ya da romantik bir kurtarıcı değil. Mine ile Memo aslında birbirini seven, arkadaş olan iki kişi. Hikâyeyi başka bir açıdan anlatırken söylemek istediğim de bu: Biz hayatta klişelere gereğinden fazla anlam yüklüyoruz. “Mutsuzsan kesin başkasına sarılırsın” gibi cümleler mesela… Hayır. Her mutsuz insan başkasını kullanmaz. Bu da bir klişe. Klişeler bazen işe yarar, evet. Ama bazen de düşünmeyi bıraktığımız, sorgulamadan tekrarladığımız cümlelere dönüşür. Ve her klişe doğru olmak zorunda değil.