Bir Evlilik Söyleminden Parçalar: Anlamak ve Paylaşmak Üzerine

Evlilik, daha doğrusu bugün bildiğimiz anlamda aşk evliliği veya çiftlerin kendi rızaları ve istekleri ile evlenmeleri modern bir kavram. Modernite öncesi evlilikler, özellikle de elitler ve aristokrasi arasında, mülk transferi, servetin korunması ve politika amaçlarıyla yapılırdı. Arada elbette aşk evlilikleri veya her iki tarafından da karşılıklı rızasıyla yapılan evlilikler de yok değildi ama asıl olarak evlilik bir ticari, finansal ve politik antlaşmaydı. Kültüre göre adı ve şekli değişen başlık parası, drahoma veya çeyiz (eski kullanıldığı anlamıyla) bu anlayışın bir sonucuydu. Feodal dönemden, Ortaçağ’dan kalan bu evlilik mirasının izlerini özellikle batı dışı toplumlarda, ağırlıklı olarak da hala geleneğin toplumsal yaşamı şekillendiren temel norm olduğu bölgelerde görmek olası. Sayıları geçmiş yıllara göre azalsa da günümüz Türkiye’sinde bu tür evliliklerin örneklerini sık sık görüyoruz.

15 Haziran 2023… Aslı ile evlenmemizin üzerinden tam 11 sene geçmiş. Ben evlenene kadar öyle uzun ve derin ilişkilerin adamı olamadım. Hatta aşık olmaktan daima kaçtım. Tanpınar’ın “(…)Aşkın kötü tarafı insanlara verdiği zevki eninde sonunda ödetmesidir. Şu veya bu şekilde. Fakat daima ödersiniz. Hiçbir şey olmasa, bir şekilde, bir insanın hayatına lüzumundan fazla girersiniz ki bundan daha korkunç bir şey olamaz…”sözleri tam da beni tanımlıyordu. Başkasının benim hayatıma girmesi fikri ne kadar korkunçsa başkalarının hayatına girmek de o derece korkunçtu. Bu nedenle de ilişkilerim uzanmasına, benim tabirimle kurumsallaşmasına tahammül yoktu. O kadar çok korkuyordum ki derin bir ilişkiye girmekten, bir iki ay sonunda bir bahane bulup kaçıyordum.














