Fas: Kızgın Kumlardan Serin Sulara

Fas denilince sanırım herkesin aklına Marakeş ve Kazablanka geliyor. Marakeş karmaşık, otantik ve oldukça turistik, Kazablanka ise turistik açıdan hemen hemen hiçbir şey vadetmiyor. Hal böyle olunca insanların Fas hakkında bildikleri de sınırlı kalıyor. Halbuki Fas bunlardan çok daha fazlası. Rengarenk şehirler, Atlas Okyanusu ve Akdeniz kıyısındaki yerleşim yerleri, Sahra Çölü, Atlas Dağları, Mavi İnci denilen masal diyarı Şafşavan, Endülüs esintili saraylar ve her bir şehirde bakmaya doyamayacağınız güzellikteki kapılar Fas’ta karşılaşacağınız şeylerden bazıları. Dolayısıyla Fas’ta bir gün çölde kızgın kumlarda yürürken, bir başka gün kendinizi denizin serin sularında bulabilirsiniz.

Fas için birçok tanımlama yapılabilir ama en ön plana çıkan özelliğinin renk cümbüşü olduğunu söyleyebilirim. Bazı renkler bazı bölgelere hakim, örneğin Şafşavan’ın mavisi, Marakeş’in kırmızısı, Ouarzazate ve Ait Ben Haddou’nun çamur rengi, Merzouga çölünün sarısı, Atlas Okyanusu’nun mavisi, Kazablanka ve Asilah’ın beyazı ön plana çıkıyor. Fas’ın ikinci özelliğini ise zıtlıklar diyarı olması şeklinde açıklayabilirim. Ülkede hem karlı, buzlu tepelere, hem çöl sıcağına, serin Akdeniz sularına ve okyanusa, hem Arap ve Kuzey Afrikalı kültüre, hem de Avrupai esintili alışkanlıklara rastlayabiliyorsunuz.





















