Fatherland: Gittiğim Yer Benim, Döndüğüm Yer Bir Başkalarının!

79. Cannes Film Festivali’nde yarışan ve yönetmeni Paweł Pawlikowski’ye En İyi Yönetmen ödülünü kazandıran Fatherland, yönetmenin İkinci Dünya Savaşı ve savaş sonrasını konu alan, adı konulmamış bir “savaş üçlemesi”nin yeni halkası gibi görünüyor. Ida ve Cold War’dan sonra yeniden bizi 20. yüzyılın ortalarına götüren Pawlikowski, siyah-beyaz estetiğin sunduğu imkânların neredeyse tamamından faydalanıyor. Bu estetik tercih ise artık yönetmenin alametifarikası olmuş durumda.

Ida’da rahibe olmak için bir manastırda eğitim gören genç bir kadının aslında Yahudi olduğunu öğrenmesinin ardından geçmişiyle yüzleşmesini odağına alan yönetmen, Cold War’da ise savaş sonrası 1950’lerin Avrupası’nda bir kadınla bir erkeğin yıllara yayılan tutkulu ama imkânsız aşkının peşinden gidiyordu. Fatherland’in de bu iki filmden bütünüyle farklı bir yerde durduğu söylenemez. Yine tarihin belirleyici bir kırılma noktasında, geçmişiyle bugünü arasında sıkışmış karakterlerin peşinden gidiyor Pawlikowski.













