Fernando Muslera: On Dört Yıllık Efsane, Florya'nın Son Kaptanı

Hiç şüphe yok ki Muslera, namıdiğer “Nando” ister Galtasaraylı olsun ister başka bir takımı tutsun hemen herkesin gönlünü kazanmış Türk futbolu için çok değerli isimlerden biri. Galatasaraylı olarak kaptanımıza özel bir köşe ayırmak istedim. Yalnızca bir kaleci olmanın ötesinde, sarsılmaz bir duruş… Florya’nın son kaptanına veda ederken onun kişiliğini, kariyerini, duruşunu inceleyelim.

Kendimi bildim bileli sarı-kırmızı renklerimizin altında görmeye aşina olduğum bu ismi, futbolla ilgilenen-ilgilenmeyen herkesin adını bildiğini tahmin ediyorum. Fernando Muslera’nın sahadaki duruşu kadar, saha dışındaki kimliği, karakteri ve özel hayatı da onu Galatasaray taraftarının ve tüm futbol camiasının gözünde eşsiz kılan detaylar arasında yer alıyor. Tam adıyla Néstor Fernando Muslera Micol, 16 Haziran 1986’da Arjantin’in canlı şehri Buenos Aires’te dünyaya gözlerini açsa da kökleri Uruguay’a uzanıyor. Ailesinin Uruguaylı olması sebebiyle bu ülkenin vatandaşlığını taşıması, futbol kariyerindeki tercihlerini de belirleyen önemli bir faktör olmuş. Futbola olan tutkusu daha çocuk yaşlarda filizlenen Muslera, ilk profesyonel adımlarını memleketi Uruguay’ın köklü kulüplerinden Montevideo Wanderers’ta attı. Kısa süreli Nacional macerasının ardından, sergilediği üstün yetenekle hızla Avrupa kulüplerinin radarına girdi ve bu da onu Galatasaray’a getiren yolculuğun başlangıcı oldu.


















