Filler ve Çimen: Cesur Bir Derviş Zaim Filmi

Derviş Zaim filmleri izlemeye ‘Filler ve Çimen’ veya ‘Tabutta Rövaşata’ ile başlamalısınız. Her iki film de gerçek anlamda bir derdi olan filmler. Ayrıca Zaim’in anlatımı gitgide daha duru ve sade oluyor. Aynı zamanda, konu ve anlatış biçimi açısından fazla tekrara düşmediği için her birinden aldığınız tat farklı olacaktır. Yazdıkça daha da ikna oluyorum; örneğin, Gölgeler ve Suretler filmi izleyenlerde “yeniden izleyeyim acaba neler yakalayacağım” hissi uyandırır. Bu yazıda bahsetmek istediğim filmse ‘Filler ve Çimen’.

Uzmanlık alanında görev almamış bir siyaset bilimi mezunu olsam da ülkenin yakın geçmişini bu film aracılığıyla yeniden seyrettiğimde bir kez daha hayal kırıklığına uğradım. Uğur Mumcu’dan, Ahmet Taner Kışlalı’dan, Necip Hablemitoğlu’ndan okuduklarımı yani esasen çok iyi bildiklerimi filmde görünce hissettiğim yine hayal kırıklığı ve umutsuzluk oldu. Filmi izleyenlerin yorumlarını okuduğumdaysa “İçim çok sıkıldı, çok kasvetli bir havası vardı” gibi cümleler çarptı gözüme. Evet öyle, çünkü olaylar hiç keyifli değiller ama maalesef hepsi gerçekleri anlatıyor…










