Finansal Duyarlılık: Sosyal Medya Algoritmaları Yatırım Kararlarımızı Nasıl Yönlendiriyor?

Artık dünyayı keşfetmek için sokağa çıkmamız ya da bir arkadaşımızın hayatındaki son gelişmeleri öğrenmek için onu aramamız gerekmiyor. Sabah alarmımızı kapatır kapatmaz ekranlarımız bize sınırsız bir dünyanın kapısını açıyor: Tatile çıkan bir arkadaş, tam bizim seveceğimiz bir tasarım markası, birkaç sokak ötede açılmış yeni bir kafe, hızla büyüyen bir girişim, yatırım alan bir şirket… Fark etmeden sadece ne giyeceğimize, nereye gideceğimize değil, neyin “iyi fikir”, hangi markanın “gelecek vadeden” olduğuna da aynı yerden karar vermeye başlıyoruz. Tam da bu noktada insanın aklına şu soru geliyor: Sosyal medya hayatımızdaki bu kadar çok kararı etkiliyorsa, yatırım kararlarımız bundan gerçekten ne kadar bağımsız? Gelin, Odea ile hazırladığımız bu yazıda; finansal duyarlılık hakkında konuşalım. Çünkü hepimiz, etrafımızdakilerden “ekran süremiz” hakkındaki gerçeği saklıyoruz.

Bir zamanlar hayat çok daha basitti. Az çok hepimiz aynı programları izliyor, hatta okuldan mezun olduktan sonra benzer hayatlar yaşıyorduk. Fakat zamanla ulaşabileceğimiz seçenekler çoğalmaya başlayınca, sohbetin parçası olmak zorlaştı. En ilginç tatillere giden, vizyona bir film girdiğinde ilk izleyen olmak istedik. Çünkü elimizdeki sınırsız bilgi, bize nelerin gerisinde kalabileceğimizi gösterdi. Belki bu yeni tutumumuz bize, aklımıza gelmeyecek keşifler kazandırmış olabilir. Fakat dikkatli olmamız gerekiyor. Çünkü dünyaca ünlü yatırımcı Howard S. Marks’ın da dediği gibi yatırımla ilgili yapılan en büyük yanlışlar; bilgi eksikliğinden değil, o bilginin hangi duygularla yorumlandığından kaynaklanıyor. Ve sosyal medya, yatırım dünyasında yaşanan gelişmeleri kapalı kapıların ardından ekranlarımıza getiriyor olabilir. Fakat bu bilgiyi bizim nasıl değerlendirdiğimiz, kritik farkı yaratıyor. Eğer sabah kahvenizden önce yatırım haberlerini sosyal medyadan okumaya başlıyorsanız, bu yazımızı özellikle sizin okumanız gerekiyor.











