Sinemada El Emeği: Guillermo del Toro’nun Frankenstein Dünyasında

Londra’da gri bir Ekim sabahı. Oxford Street’te işyerlerine yetişmek için koşuşturan insanlar arasından Old Selfridges Hotel’e girerek anında başka bir evrene ışınlanıyorum. Guillermo del Toro’nun zihnine adım atıyorum. Netflix’in yeni uyarlaması Frankenstein için yönetmen özel bir dünya kurmuş. Işığın, gölgenin, dikişin ve duygunun iç içe geçtiği, her detayın dikkatle seçildiği ve hazırlandığı bir evren. Londra’da Netflix’in Frankenstein filmi için hazırladığı özel sergi, bir yönetmenin zihnini görsel bir laboratuvara dönüştürüyor. Daha vizyona girmeden sergisi açılan bir filmden beklentiler de yükseliyor. Bu bile del Toro’nun sinemasının gücünü ve onun detaylı çalışma dünyasının kıymetinin göstergesi.

Frankenstein için 112 farklı mekan, 3000 obje ve 7 ayrı tasarım ekibi çalışmış. İngiltere, İskoçya ve Kanada’da çekilen filmde neredeyse hiç CGI kullanılmamış, her set döneme sadık kalarak yeniden inşa edilmiş. Sergide sadece filmdeki objeleri değil, aynı zamanda Mary Shelley’nin 1800’lerin başında yazdığı orijinal hikayeye ait ilk baskıları, kişisel eşyalarını ve bu fikrin bugüne nasıl taşındığını da görmek mümkün. Kostümler, dekorlar, müzik hatta ışık bile çok önemli yerlere sahip.











