Frankeştayn Kitabevi: Ötekilerin Kitapçısı

Karaköy’ün ruhu, sokaklarını dolduran kalabalık, hareketlilik ve bitmek bilmeyen enerjisiyle şekilleniyor. Ancak ben, tüm bu canlılığın içinde bile kahvemi kendi ritmimde, sakince yudumlamayı sevenlerdenim. Şehrin temposundan bir an olsun sıyrılıp nefes alabileceğim, zamanı yavaşlatıp keyifli anlar biriktirebileceğim mekânlar benim için hep ayrı bir değer taşıyor. Özgün kitap seçkisi ve lezzetli ikramlarıyla Fankeştayn Kitabevi işte tam da böyle bir yer.

Frankeştayn Kitabevi | Fotoğraf: İlke Tulunay
Frankeştayn Kitabevi yaklaşık üç sene önce Ayşe Tümerkan tarafından kurulmuş. Tümerkan, bağımsız bir kitabevi olduklarını ve bu sayede diledikleri yayınevlerinin kitaplarını satma, istedikleri politik duruşu sergileme özgürlüğüne sahip olduklarını aktarıyor. Kitabevinin ismi ise bu duruşun destekleyicisi olarak özellikle “Frankeştayn” olarak seçilmiş.

Frankeştayn Kitabevi | Fotoğraf: İlke Tulunay
Kitabevinin kurucusu Ayşe Tümerkan, kitabevine ismini veren fikri şu şekilde açıklıyor; “Bilindiği üzere aslında Frankenstein; meşhur romandaki canavarın; yaratıcısı doktorun adı. Fakat Hollywood filmlerinden dolayı çoğumuzun zihninde Frankeştayn deyince canavarın kendisi canlanıyor. Bizim canavar diye bildiğimiz Frankeştayn, hem yaratıcısı hem toplum tarafından dışlanmış, sevgi görmemiş ve ötekileştirilmiş bir karakter. Farklı insan parçalarından dikildiği için de aslında cinsiyetsiz. Ötekilerin kitapçısı olmak üzere yola çıkan Frankeştayn Kitabevi de bu sebeple bir anti-kahraman olan ‘canavar’ın ismini alıyor.”















