Mekanın menüsü tam da sevdiğim gibi az ama hepsi birbirinden iddialı ve özenle hazırlanmış yemeklerden oluşuyor. Menüyü incelerken başlangıç kısmından seçim yapmak kolay değil. Her bir ismi okurken hepsini ayrı ayrı tatmayı istedim. En sonunda mutfak ekibinden çok sevgili aşçı arkadaşımız Esra’nın da önerileri doğrultusunda seçimimizi yaptık. Deniz börülcesi, yeşil erik ve kırmızı soğan ile servis edilen, misket limonu aroması ile tatlandırılmış levrek ceviche gecenin yıldızı oldu diyebilirim. Ceviche, kökleri Güney Amerika ülkelerine özellikle de Peru’ya dayanan bir deniz ürünü yemeği. Bu yemek yapılırken çiğ olan deniz ürünü narenciye suları ve çeşitli baharatlarla marine edilir ve belirli bir sürenin sonunda narenciyenin (genelde limon veya misket limonu) içindeki sitrik asit sayesinde deniz ürünü pişmiş hale gelir. Fumée’nin ceviche’si de deyim yerindeyse lokum gibi bir kıvama sahipti. Sonrasında yediğimiz ızgara bebek kalamar ve ızgara ahtapot ayrı şahaneydi. Kalamar ve ahtapot bence riskli yemekler; bazen gerçekten çok sert olabiliyor ve yerken pek bir lezzet alamıyorsunuz. Ahtapot yumuşacıktı ve yanındaki kestaneli siyah pirinç pilavı ile son derece uyum olmuşlardı. Kalamarın birlikte servis edildiği ançüezli badem tarator ise son derece ilginç bir fikir; deneyin derim.

Sıra ana yemeklere geldiğinde aklımız her bir yemeğe ayrı ayrı giderken Esra tekrar yardımımıza koştu ve çok yerinde önerilerde bulundu. Böylece ördek confit ve erikli kuzu tandırda karar kıldık. Tandır tek kelimeyle nefisti. Uzun saatler pişen bu yemek o zahmetinin hakkını veriyor. Beni asıl mutlu eden şeyi ise altındaki bademli çilavı yerken yaşadım. Yerken zereşk olduğunu tahmin ettiğim çıtır tatlar yakaladım ve Pınar Şef’e de sorduğumda Acem üzümü diyerek doğrulamış oldu. Zereşk, İran mutfağına özgü bir malzemedir ve hafif tatlı-ekşi tatta olup kuş üzümüne benzer. Benim anne tarafım İran kökenli olduğundan bayramlarda büyük aile yemeklerinde çilav pişirildiğinde yanında mutlaka zereşk de olur. Çok özel bir tattır benim için ve böylesine güzel bir tandır yemeğine de çok yakışmış. Ördek confit ise benim gibi ördek eti sevmeyene bile yedirtecek cinstendi. Ama sanırım bu yapım şekli ile alakalı. Confit denilen yöntemde genelde ürünü kendi yağında muhafaza eder veya pişirirsiniz. Yanındaki patates ve chutney ile sunumu ve lezzeti çok iyi bir yemekti.