Gaziantep Günlükleri: Her Yönüyle Bambaşka

Ülke içinde, Marmara ve Ege bölgesindeki şehirler dışında yalnızca üç dört şehir görmüş, çok da uzaklara gitmemiş biri olarak söyleyebilirim ki, Güneydoğu Anadolu apayrı bir bölgeymiş. Özellikle de Gaziantep çok farklı bir dünya. Yürüdüğümüz yollar, gördüğümüz yerler, yediklerimiz, insanlar… Hepsi bambaşka…
Gaziantep’e gideceğimiz belli olduktan sonra pek tabii küçük bir araştırma yaptım. Gidenlere sordum, internette bakındım. Özellikle gidip görenlerden aldığım duyumların yarısı, mide fesadı, hastaneye düşmeler ve kilo almakla ilgiliydi. Gözüm korkmadı diyemem; ama benim gibi bir yemeksever yemekten korkar mı, asla. Uçağa atladık ve kendimizi Antep’te bulduk. Burada insanların yemek için yaşadığı, bir sofradan öbürüne onlarca öğün geçireceğimiz belliydi ki, kendimizi aslen Antepli olan arkadaşımızın akrabalarının evinde uzun ve leziz bir sofrada buluverdik hemen. İlk gözüme ilişen içli köfte, yuvalama çorbası ve katmer oldu. Sabahın 9’unda bunları nasıl tüketeceğiz derken kendimi ikinci ve üçüncü tabağı doldururken buldum. Seyahatin ilk dakikaları, sonraki iki günün nasıl geçeceğine dair doneleri vermiş oldu bize.

















