Geleneksel İtalyan Peynirleri: Soframızın Daimî Tamamlayıcıları

Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir mi bilemeyiz ama bize sorarsanız hayatın detayları dönüşümlerden ve bu dönüşümlerin bize hatırlattığı anlardan ibarettir. Mesela aylar öncesinden rezervasyon yaptırdığımız bir şef restoranında tabağın tamamlayıcısı olarak karşımıza çıkan bir peynir aniden bize okuldan çıktığımız zamanlar kendimize ilk defa yemek hazırladığımız o sade tabakları anımsatır. İşte biz de tam bu sebepten sevdiklerimiz ile buluştuğumuz sofralarda sadece kendi geçmişimize ve geleceğimize dönmek yerine bir adım daha geriye atıyor ve sofralarımızın, sohbetlerimizin daimî eşlikçisi peynirlere yüzümüzü çeviriyoruz. Tabii ki İtalyan bir dokunuşla!

William Shakespeare bile dünya edebiyat tarihine dönüşüm yaşatan hikâyelerinin ilhamını İtalya’nın dar sokaklarından almışken Roman Holiday filminde Audrey Hepburn’ün hayat verdiği Prenses Ann’in sorumluluklarından kaçmak adına soluğu Roma’da alması sizce bir tesadüf mü? İtalya, çoğumuzun aklına hayatın gün batımında sadeleştiği, akşamlarında ise kutlamalar yapıldığı bir masal diyarı olarak kazınmıştır. İtalya’nın filmlere, edebiyata bu kadar ilham olmasının sebebini bize sorarsanız eğer cevabımız İtalyanların hayatın en sade detaylarında bile kutlanacak bir yan bulmaları olabilir. Mesela İtalyan deyimlerinde peynir; neşenin kaynağı, yaşamın kutlanması olarak geçer. O zaman bugün, sevdiklerimiz ile buluşmak veya kutlamak için bir sebep aramak yerine İtalyanların felsefesine uymaya ne dersiniz? Sevdiklerimizle buluştuğumuz sofralarda birbirimizi, sevgiyi ve yaşamı kutladığımız anlara eşlik etmesi adına geleneksel İtalyan peynirlerini artizan dokunuşlar ile modern makarna tariflerine dönüştürüyoruz!














