Giysileri Onarmak: Yeni Bir Sürdürülebilirlik Adımı

Moda dünyasında özellikle son iki yıldır en çok kullanılan kelimelerden biri sürdürülebilirlik. Bu konuya ilişkin hedeflerin duyurulması, ardından samimiyetin sorgulanışı ve ‘greenwashing’ gibi kavramların öğrenilişiyle birlikte markalar, sorumluluk almak üzere çalışmaya başlamış durumdalar. Koleksiyonların hazırlanış sürecinde kullanılan malzemelerden, paketleme ve ulaştırmaya kadar pek çok konuda artık doğa dostu tercihler yapılmaya çalışılıyor. Peki bir ürün satın alındıktan sonra sorumluluk bitiyor mu? Yeniden ilgi görmeye başlayan onarım, bundan önce kullanıcının sorumluluğundayken şimdi markalar da sürece dahil olmaya hazırlanıyor.

Sürdürülebilirliğin en önemli adımları arasında aslında onarım, değişiklik ve restorasyon var çünkü bunların tümü ürünün ömrünü artırmayı sağlıyor. Büyükannelerimizin dönemi için mecburi olan onarım, zaman içerisinde özellikle de hazır giyimin herkes tarafından çok kolay erişilebilir hale gelmesiyle yaygınlığını yitirdi. Yalnızca deforme olan giysileri değil, giymekten sıkıldıklarımızı da hızla gözden çıkarmaya başladık. Şimdiyse bu alışkanlığın tüketim çılgınlığıyla birlikte atık sorununun bir parçası olduğuna dair bilinç artıyor. Böylece onarıma ilişkin girişimler doğmaya başlıyor.











