Züleyha Geels: Sanatın ve sanatçının çok kıymetli olduğuna inanıyorum. Günlük hengamemizde gözümüzden kaçabilen önemli olay, durum, hal, renk ve hikâyelerle bize kendimizi ve dünyayla olan bağlantımızı hatırlatıyor, ilham veriyor, düşündürüyor, iyileştiriyor. Burada, The Greenhouse’da 91 yılında Devlet Desteği ile yapılmış cam bir serayı çalışma alanına dönüştürdük. Bir sergi için muazzam bir ortam! Annem ressam, çocukluğumda gittiğim sergilerini hatırlıyorum ve bir yetişkin olarak bir sergiye gittiğimde gördüklerimin beni aynı şekilde etkileyebildiğini biliyorum. Elif Hoca ile tanıştığımızda bu alanda bir sergi düzenlemek konusunda ilk yarım saatte hemfikir olduk. Tema olarak doğadaki yerimizi hatırlamanın hem bize hem doğaya iyi geleceği düşüncesini temel almaya karar verdik. Elif Hoca Oksitosin Tıp ve Sanat Platformu kurucusu ve sanatın öneminin bilimsel altyapısına hâkim. “Yaşama Yön Veren Elementler”in manifestosunu yazdı ve sergi tecrübesi ile etkinliğimizin yön belirleyicisi oldu.
Sergi ilk edisyonunda Silvia Bener ve Canan Çetin’i ağırlıyor. Sanatçı seçimleri nasıl gerçekleşti, tema nasıl belirlendi?
Züleyha Geels: Sanatçı seçimimizde doğayı temel alan sanatçılara odaklandık. Ve yalnızca eserleriyle değil, kişilikleri, doğaya bakış açıları ve bize hem eserleri hem de doğrudan anlatacakları ile bir mesajı olan sanatçılar oldukları için bu ilk edisyonda Silvia Bener ve Canan Çetin yer alıyor. Silvia Bener suyu, Canan Çetin ağacı anlatacak bize hem tecrübelerini paylaşarak hem de eserleri vasıtasıyla.