Grundtvigs Kirke: Sadelikten Doğan Görkem

Harry Potter ve Melez Prens’in açılış sahnesini hatırlarsınız: Dumbledore, Harry’i muggle dünyasının sıradan metro istasyonundan alıp büyücülük dünyasının tam da kalbinde, gizemli ve eski bir eve götürür. Harry, cisimlenme sonrası nereye geldiğini tam olarak anlayamaz; sadece bir yerden başka bir yere değil, başka bir zamana ve bambaşka bir gerçekliğe geçmiş gibi hisseder. Grundtvigs Kirke’ye yapacağınız ziyaret de işte böyle bir his bırakacak sizde.

Kopenhag’ın Bispebjerg semtine uzanan yollar, sıradan bir şehir dokusunun ritmiyle devam ederken bir anda bu büyüleyici yapı karşınıza çıkıveriyor. Grundtvigs Kirke, her şeyden bağımsız ve her şeye aitmiş gibi. Sanki ne bir ülkeye ne de bir çağa ait; soğuk savaşın baskı dolu dönemlerinden çıkıp gelmiş ama aynı anda insanlığın en sıcak, en özgür dönemlerini içinde barındırıyormuş gibi. Bir bilimkurgu filminin nostaljik ve distopik atmosferinde hissettiren bu yapı, hem geçmişin hayaletlerini hem de geleceği tuğlalarının arasına sıkıştırmış bir eser.











