Harem Kabare: Tek Adam, Dört Evlilik

Aşk. Geçmişten bu yana üretilmiş pek çok işin bir parçası olmuştur, şüphesiz – kiminin tam merkezinde yer almıştır, kimine kenarından köşesinden dahil olmuştur; ama mutlaka bir yerlerde söz ettirmiştir kendinden. Okan Bayülgen’in yazdığı, yönettiği ve oynadığı Harem Kabare; aşkın kendisine değil, aşktan sonrasında olanlara odaklanan, bol şarkılı, danslı ve eğlenceli bir müzikal oyun.

Kabare Tiyatrosu
Geçtiğimiz gün izleme şansı bulduğum Harem Kabare’den söz etmeden önce, İstanbul’da örneklerini daha fazla görmeyi umduğum kabare tiyatrosundan söz etmek istiyorum. Kabare; çoğunlukla günlük olaylara eleştirel ve taşlamalı bir yönden yaklaşan, bunu yaparken de izleyiciyi kahkahalara boğan müzikli bir tiyatro türü. Ortaya çıkışı, 19. yüzyılın sonlarını buluyor. İlk olarak Batı’da ve kahve mekanlarında oynanmaya başlıyor, ta ki 1901’e gelene kadar. Bu tarihte, ünlü yönetmen Max Reinhardt’ın Berlin’de çeşitli kabare toplulukları yaratmak için harekete geçtiğini görüyoruz.










