National Museum of Scotland
Burası tüm Birleşik Krallığın (Londra da dahil) en çok ziyaret edilen ikinci müzesi. Birincisi Londra Trafalgar meydanındaki National Gallery, o da konumdan kazanıyor bana sorarsanız. Tüm sergileri ücretsiz olan ve milyon milyon pound yatırım yapılan bu müzenin adının “müze” olmasına takılmayın lütfen. Dört katlı kocaman bir keşif dünyası. İster eski Budha heykelleri, ister çok farklı kültürlerin araç gereçleri, ister uzayın derinlikleri, ister evrim teorisi kanıtları.. yok yok! Ben kaldığım iki günde de güle oynaya iki defa gittim az az gezdim ama sonunda tamamladım. İlk seferinde sadece yağmurdan kaçmak için girmiştim ama iyi ki de girmişim diyorum. Mutlaka ilginizi çeken bir kat veya sergi bulacaksınız. Hiçbir şey istemiyorum diyorsanız şu harika ortamda bari bir kahve için kafesinde.
Dünya Mutfaklarından Güzel Örnekler
Edinburgh’da yerel İskoç yemeklerine ek olarak çok güzel chili con carne, pizza, ramen, sushi, Çin yemekleri, Hint yemekleri gibi sınırsız Dünya mutfağı örnekleri var. Benim deneyip önerdiklerim şöyle. Elephant House; J. K. Rowling’in saatlerce oturup Harry Potter’ı yazdığı kafe olarak baya ün yapan bir mekan. Ama hem çok güzel yerel hem de latin yemekleri var, chilisi süperdi. Tangs’s Japanese; Tokyo standardına yakın ramen yapıyor ama sahibi Mr. Tang amca biraz eserekli, mekanın ne zaman açılıp kapanacağı belli olmuyor. Bir de yağmurlu havalarda İskoç kültürü üzerine komik kitaplar alıp bira veya viskinizi yudumlarken yemeğin üstüne okumak da süper keyifli.
Aşırı İlham Veren Yürüyüşler
Şehir o kadar güzel ki, her yeri fotoğraf karesi gibi. Arada haritayı boşverin, ayaklarınız nereye çekiyorsa öyle yürüyün, etrafı kolaçan edin. Sizlerle bir de benim resmen büyülendiğim bir noktasını paylaşmak istiyorum. Greyfriars Kirkyard – burası bir kilise ve önündeki kocaman bahçesindeki mezarlık. Ama nasıl güzel, nasıl huzurlu ve mezarlar nasıl eski anlatamam. Cumartesi akşamı güneş batmasına bir saat kala uzun uzun gezindim, bol bol fotoğraf çektim. Hemen hemen tüm mezarlarda yatan insanların uzun ve detaylı hikayelerini okudum. Çok sakin ve huzur dolu bir yerdi.