Hayır Diyememek: Duygusal Stresin Bedelleri

Kişisel sınırlarımız temelde kim olduğumuzu gösterir. Fakat birçok insan sadece bir başkasını kırılmamak için kişisel sınırlarının ihlal edilmesine göz yummak zorunda olduğuna inanıyor. Duygularını bastırıyor, kendisini istemediği durumlar içerisine sokuyor çünkü; Hayır diyemiyor. Peki hayır diyememek gerçekten önemli mi? Bu yazıda hayır demenin önemini Gabor Mate’nin “Vücudunuz Hayır Diyorsa: Duygusal Stresin Bedelleri” kitabını baz alarak anlatmaya çalıştım. Gelin birlikte hayır demezsek neler olabileceğini inceleyelim!

Zar zor işten çıkıp kendinizi eve atmışsınızdır. Tek isteğiniz sıcak bir çay ve sonrasında uykudur ama tam o sırada bir mesaj gelir en yakın arkadaşınızdan “Hazırlan dışarı çıkıyoruz!” Kendinizi hazırlanırken bulursunuz bir anda istemediğiniz halde. Ya da bütün işlerinizi bitirmişsinizdir “Bugün on dakika erken çıkacağım!” diye sevinirken patronunuz yeni bir iş verir. Kendinizi mesaide bulursunuz, veriminiz azaldığı halde söyleyemezsiniz. Bunlar ve benzeri senaryolar eminim birçoğumuza tanıdık geliyordur. Çünkü çoğu zaman hayır demekte zorlanırız. Bazen en yakınlarımıza bile hayır diyemeyiz. Bazen de yeni tanıştığımız, hatta markette sıra beklerken önümüze geçen kişiye bile rahatsızlığımızı belirtemeyiz.














