Bir Gelecek Alegorisi: “Her Şey Tanıdık, Her Şey Yabancı”

Şimdi bir an düşünün ve geleceğe ışınlandığınızı hayal edin. Muhtemelen hâlâ 2000’lerdeyiz -neyse ki- ama belki sonları. Şu an bile hızına yetişemediğimiz teknoloji akıl almaz yeniliklere ulaşmış. Yapay zekâ ya da blockchain neredeyse demode kalmış. Hem çok yabancı hem de tanıdık gelen bir şeyler var mutlaka. Yelta Köm’ün Ulya Soley küratörlüğünde Versus Art Project’te açılan sergisi “her şey tanıdık, her şey yabancı” tam da bu tarz bilimkurgu tadında bir yerden yaklaşıyor, bizi bilmediğimiz yıllardan, bilmediğimiz lokasyonlardan ama içimizde bir yerde de tanıdık mevzulardan yakalıyor.

Tek tek işlerden ziyade bir alan olarak, bütününde yarattığı deneyime bakabileceğimiz sergi, tanıdık ama tuhaf, bilindik ama yabancı bir dünyaya davet ediyor sergi. Eserler bu konuya çok daha zamansız ve mekânız bir yerden baksalar da ben, bu sıralar hepimizin biraz böyle hissettiği romantizmine kapılmadan edemiyorum.











