Hesse ve Sotiriyu'dan Eylül Okumaları...

İş yerlerinin eski tempolarına kavuştuğu, okulların bir bir açılarak yeni sezona merhaba dediği sonbaharın ilk günlerindeyiz… Benim gibi başı yazın sıcağı ile dertte olan ve güneşle pek de barışık sayılmayan birisi için işler tam da şimdilerde yoluna giriyor, gezmeler, yeme-içmeler ve her şey daha keyifli hale geliyor. Sırtlara şal atılıp çantalarda küçük hırka ve ceketlere yer verildiği şu günler, sıcak bir fincan çay eşliğinde türlü yazarların dünyalarına konuk olmak adına biçilmiş kaftan zamanlar bana sorarsanız. Yaygın olanın aksine yoğun zamanlarda kitap okumaya ayrılan vaktin daha kıymetli olduğuna inanlardanım zira; kitap denilen popüler kültür ürünü havuz manzaralı bir karede nam-ı diğer bir bronz bacak üzeri aksesuarı olmaktan öte kendisine özen ve ciddiyet isteyen bir kimliğe büründüğü zaman hak ettiğine kavuşuyor.
Yaz mevsimini ufak ufak geride bıraktığımız ve fikrimce pekçok yeniliği hafif bir hüzün içerisinde getiren şu güzel eylül günlerinde benim de size tanıtmak istediğim iki kitap var; bunlar, Herrmann Hesse‘nin “Çarklar Arasında“sı ve Dido Sotiriyu‘nun “Benden Selam Söyle Anadolu’ya” adlı eseri…










