Hevsel Bahçesi: Beylerbeyi’nde İskeleye Açılan Ambiyans

Boğaz’da bir vakit geçirmeye ne dersiniz? Bugün, adımlarımızı İstanbul’un sahil kasabalarından biri olan Beylerbeyi’ne çeviriyoruz. Tam da bu noktada, Hevsel Bahçesi Beylerbeyi’ndeyiz. Burası, semtin hikâyesini anlatan, iskelenin yanı başında konumlanan bir mekân. Fiziki olarak küçük ama İstanbul’un hafızasında büyük bir yerdeyiz.

İçeride ve dışarıda oturma düzeni bulunan Hevsel Bahçesi’nde benim tercihim, tabii ki yanı başımdaki tarihî ağaçların esintisini hissederek ve Boğaz’ın parıltısını seyrederek dışarıda oturmaktan yana oluyor. Sırtımı şehrin ara sokaklarına verip sandalyemi iskeleye karşı konumlandırıyorum. Bir mekân sadece içerisindeki ürünlerle değil, ambiyansıyla var oluyor benim için. Eğer sizin için de durum bundan ibaretse, her gelişinizde “Acaba bugün İstanbul’u, Hevsel’in hangi masasından seyretsem?” sorusu yol boyu size eşlik ediyor olacak. Benim Hevsel keşfim, İstanbul rotalarıma eşlik etmesiyle başladı. Bazen yoğun bir iş gününün ardından dinlenmek bazen bir yürüyüşün ardından kahve molası vermek bazense keyifli bir Tarihî Yarımada gezisine başlamadan hemen önce, yani her hissimin karşılığında kendimi hep burada buldum.












