In The Mood For Love: Geçmişte Kalan An’ların Peşinde

Temelini melankoli kavramından alan nostalji, geçmiş anlara duyulan özlem, geçmiş anların kişide yarattığı olumlu duygular nedeniyle o anları hatırlama arzusu olarak tanımlanabilir. Bu tanıma ek olarak, nostaljide vurgulanması gereken kavramlardan biri de ‘mesafe’dir. Burada bahsedilen mesafe zamanla yani geçmişle ilişkili olabileceği gibi, istenen an’ın tekrarlama ihtimalinin olmaması olarak da yorumlanabilir. Dolayısıyla kişi artık kendisinden uzak olan an’ın varlığını hissetmek için hatırlama ve anımsama gibi eylemlere başvurmalıdır. Bunu yaparken, gitmek istedikleri an’ı hatırlatan nesnelerden, yerlerden ve ya müzik ve koku gibi bileşenlerden yararlanabilir. Böylece kişi özlem duyduğu an’lara geri gidemese bile o an’ların onda yarattığı olumlu hisleri, şimdiki zamanında da deneyimleyebilir. İşte bahsettiğim tüm bu durumların In The Mood For Love filminin ana bileşenleri. Nasıl mı? Hadi filmi inceleyerek nasıl olduğunu görelim…

“Huzursuz bir anda kadın erkeğin yakınlaşmasını sağlamak için başını önüne eğmişti ama erkek yapamadı. Çaresizlikten kadın döndü ve uzaklaştı.” cümlesiyle başlayan filmde olaylar, Bay Chow ve Bayan Chan’ın yan yana odalar kiralamasıyla şekillenmektedir. Bu rastlantı iki karakter arasında bir arkadaşlık inşa etmeye başlar ve ardından aralarında başlayan bu arkadaşlık, eşlerinin kendilerini aldattığını öğrenmeleriyle farklı bir boyuta ulaşır. Başka bir değişle Bay Chow ile Bayan Chan’in kader ortaklığını temel alarak başlayan arkadaşlıkları, bir noktadan sonra ulaşması imkansız olan tutkulu bir aşka dönüşerek seyircilerin karşısına çıkmaktadır. Eşlerinin nasıl tanıştıklarını, birbirlerini nasıl sevdiklerini ve en önemlisi onları nasıl aldattıklarını anlamak için girdikleri oyun, zaman geçtikçe kurgusunu yitrip, onlara anılardan başka bir şey bırakmayacak bir aşka dönüşmüştür.















