_Bir diğer önemli kuralınsa içkilerle ilgisi bile yok: Malum, genellikle az sayıda bulunan sandalye ve bar tabureleri, oldukça değerli. Bu nedenle, boş olduğuna emin olsanız bile, birinin masasındaki sandalyeyi ya da yanındaki bar taburesini alacağınız ya da işgal edeceğiniz zaman kesinlikle izin almanız gerekiyor. Aksi, bir pubda yapabileceğiniz en kaba davranışlardan biri olarak yorumlanıyor.
_Tıpkı bugün The Irish Spirit’in Dublin’in sokaklarındaki yüzlerce grafitiye ilham verdiği gibi, zamanında da The Irish Spirit’in bir uzantısı olan İrlanda pubları ve pub kültürü, birçok yazara sadece bir çalışma ortamı sağlamakla kalmamış, hem ilham vermiş hem de onların eserlerinin bir parçası olmuş. Pub kültürü dendiğinde, dünyanın neresinde olursanız olun aşağı yukarı zihinlerde bir şey canlanması da buna bağlanabilir. Çünkü bu yazarlar arasında James Joyce, Samuel Beckett ve Oscar Wilde gibi dünyaca isimler de bulunuyor. Bu yazarların eserlerinden okuduğunuz pub betimlemeleri nedeniyle zihninizde canlanan pub imajı dumanlı bir atmosfere sahip olabilir. Fakat bu imaj 1997’de kapalı alanlarda sigara içme yasağının yürürlüğe girmesiyle bir hayli değişti. Bunun hem kapı önlerinde farklı bir sosyalleşme ortamının ortaya çıkmasına önayak olduğunu, hem de içtiğiniz viski ya da biranın kokusunu ve dolayısıyla tadını daha iyi almanızı kolaylaştırdığını söyleyebiliriz.
_Bazı istisnalar olsa da, İrlanda genelinde pubların kapanış saatleri genellikle aynı: Hafta içi 23.30, Cuma ve Cumartesi 00.30, Pazar ise 23.00. Bu saatlerden sonra içki sipariş edemeseniz de, kimse sizi kovmuyor. İçkinizi bitirmek için yaklaşık yarım saat daha vaktiniz oluyor. Tabii bu noktada faydalı bir bilgiyi eklemek gerek; tüm publar aynı anda kapandığından, özellikle cuma ve cumartesi geceleri 01.00 civarında taksi bulmakta zorlanabilirsiniz!