İsimsiz Eserler Mezarlığı: Bizim De Bir Frances Ha'mız Olmasın Mı?

Melik Kuru’nun ilk filmi İsimsiz Eserler Mezarlığı, kapitalizmin ele geçirdiği sanat dünyasında kendindense sanatını ön plana çıkarmaya çalışan, Manolya Maya’nın canlandırdığı Aslı’ya odaklanıyor. Aslı’nın ev arkadaşı Murat’la verdiği bu kara komik hayatta kalma mücadelesine arka planda ise postmodern sanat, akademi, yapay zekâ hatta ülke siyasetine uzanan eleştiriler eşlik ediyor.

“İlk film” izlemeyi çok seviyorum. İyi bir ilk film; bir yönetmenin heyecanlarını, ilhamlarını ve potansiyelini sinema ekranına yansıtmasını sağlıyor. İsimsiz Eserler Mezarlığı da bu filmlerden biri. Aslı’nın verdiği yetişkinlik mücadelesi ve hiçbir yere ait hissedememe hâli, siyah-beyaz çekimle birleşince Frances Ha’yı, filme bir yan karakter gibi eşlik eden seçim propagandasının konumlandığı yer ise Y tu mamá también’i akıllara getiriyor. Fakat böyle diyince sadece bir şeyleri taklit ediyormuş gibi anlaşılmasın, yönetmen Melik Kuru’nun (aynı zamanda senarist de kendisi) alametifarikasını gördüğümüz birçok an var.










