İtalyan Wellness Kültürü: "La Dolce Vita" ile Bolca Keyif

Hiç güneşli bir günde çimenlere uzanıp, zamanı unutarak yalnızca ağacın yapraklarından süzülen ışığın dansını izlediniz mi? Ya da bir pazar günü, sevdiklerinizle bir sofranın etrafında yüksek sesli kahkahalar ve lezzetli yemekler eşliğinde hayatın güzel anlarının keyfini çıkardınız mı? İşte tam da buna La Dolce Vita deniyor! İtalyanların “tatlı hayat” dediği bu yaşam felsefesi, kaygısızca, anda kalarak, yaşamın küçük zevklerinden beslenerek zevk ve keyif içinde yaşamak demek.. Yazının devamında okuyacağınız bu yaşam sanatı, modern dünyanın telaşından bir an olsun sıyrılıp, hayatı gerçekten hissetmenin en tatlı yolu.

İtalya seyahatimden aylar önce nereleri gezeceğimi, neler yiyeceğimi, nereye nasıl gideceğimi -evet otobüs kodlarına kadar- seyahat defterime yazmıştım. Sanki bir maratona hazırlanır gibi her şey üzerine çalışmış, tüm detayları not almıştım. Benimle seyahat edenler bilir ki her şeye hazırlıklı olmak gerek, çünkü her an her şey olabilir. O havalimanına gerekirse 4 saat önceden gidilir, gideceğin ülkede yokmuşçasına bavula abur cubur stoğu yapılır, yanımıza mevsime aldırmadan yedek mont alınır! Ülkeye ilk adım attığımda “Benvenuti in Italia (İtalya’ya Hoş Geldiniz)” yazısını gördükten sonra kendime söz verdim; anın tadını çıkartarak gezecektim. Tabii öyle olmadı… Otur kızım 0!















