İyilikten Fazlası: Sürdürülebilir Fayda

Gelişen ve büyüyen her şey, sadece ‘fayda’yı büyütmekle kalmaz; sorun alanlarını da çoğaltır. Üstelik bu denklemin, giderek asimetrik bir karaktere dönüşmesi de kaçınılmazdır. Çağımız paradigmasında yaşanan büyük problemler, salt ‘iyilik melekleri’nin çözemeyeceği kadar karmaşıklık içeriyor. Öyle ki iklim çözümleri yoksulluktan, yoksulluk eşitlikten, eşitlik toplumsal cinsiyet bağlamından ayrı ele alınamıyor. Sorun alanlarının büyüklüğü ve iç içeliği de göz önüne alındığında Philanthropic yaklaşımların toplumsal bir ölçek kazanmadan “sürdürülebilirlik” vasfını kazanamadığı, anlık iyileştirmelerle sınırlı kaldığı görülmekte.
Gerçek Çözümler Peşinde
Sosyal Girişimcilik, tam da bu sorulara karşı oluşturulmuş en yetkin cevabın adı olarak 70’li yıllarda hayatımıza girdi. Toplumsal hayatı dönüştürme ve iyileştirme gücü ile bir çok derde deva oldu. Fakat günümüzde, başta belirttiğimiz “denklem ve asimetri” olgusunu da hatırladığımızda, prototip yaklaşımların ötesine geçme gerçekliği kendisini dayatıyor.












