Bir Söküğü Dikme Cesareti: Boro ve Mottainai

Kusursuz olanın alkışlandığı, pürüzlerin ise birer hata kabul edilip hızla elendiği bir çağda yaşıyoruz. Peki, bir şeyin değerini belirleyen gerçekten onun ‘yeniliği’ mi, yoksa üzerinde taşıdığı dikiş izleri mi? Japonların yüzyıllık Boro geleneği ve israf edilen her bağın sızısını temsil eden Mottainai felsefesi, tam da bu noktada bizi modern dünyanın pürüzsüz ama ruhsuz vitrininden uzaklaştırıp, emeğin ve onarmanın asaletiyle tanıştırıyor.

Bazı estetik disiplinlerle karşılaşmak, insanın kendi hayatına bakış açısını değiştirebiliyor. Benim için bu kırılma noktası, Japonların Boro kumaşlarıyla tanışmamla oldu. İlk bakışta onlarca farklı parçanın, binlerce beyaz dikişle (Sashiko) bir araya getirildiği alelade birer “paçavra” gibi görünen bu dokular, aslında bugüne dek doğru bildiğim pek çok modern “doğruyu” sorgulattı. Çünkü her yamanın ardında; her şeyi hızla tükettiğimiz bu çağda unuttuğumuz devasa bir felsefe yükseliyordu: Mottainai.










