Kapı: Mardin'e Bir De Bu Filmin Gözünden Bakın

Evlerimizde kaldığımız bu günlerde hepimiz vaktimizi değerli kılacak bir aktivite bulmaya çalışıyor; filmlere, kitaplara sarılıyoruz. Birçoğumuz kim bilir hangi planlarını iptal etmek zorunda kaldı bu süreçte. Benim için bu planlardan biri de arkadaşlarla yakın zamanda yapmayı dört gözle beklediğimiz Mardin gezisiydi. Geçen gün izlediğim “Kapı” filmi de bu yüzden bende hem tatlı bir avuntu hem de ince bir burukluk yarattı. Ben de Kültür Bakanlığı’nın katkılarıyla hazırlandığını öğrendiğim, Mardin’i ve kaybolan Süryani kültürünü odağına alan bu filmi mutlaka paylaşmam gerektiğini düşündüm.

Berlin sokaklarında başlıyor hikayemiz. Çocukları ve torunlarıyla sakin sakin yaşayan Süryani çift Şemse ve ahşap ustası Yakup, yıllar önce kaybolan oğullarıyla ilgili bir telefon alıyor ve böylece en büyük torunları Nardin’in eşliğinde geçmişlerine, anavatanları Mardin’e olan kaçınılmaz yolculukları da başlıyor. Mardin’in enfes manzaraları eşliğinde olaylar gelişiyor ve aile, çoğu dostu gibi Avrupa’ya göç etmeden önce yaşadığı eve gidiyor. Ancak buldukları şey talan edilmiş bir ev oluyor, geriye kapısı bile kalmamış bir ev. Yıllarca kaybolduğuna inanmayı tercih ettikleri oğullarının ölümüyle nihayet yüzleşen Şemse’nin aksine Yakup kapının peşine düşüyor.










