Karadeniz’in Güçlü Kadınlarının İzinde: Çamlıhemşin’de Yeni Yılın Ardından

Bir yılbaşı pazarından ne beklersiniz? Işıltı, çeşitli gastronomik lezzetler, eğlenceler, mümkünse kar… Tüm bunları sağlayan, üstüne bir de kadın emeği, sürdürülebilirlik ve müthiş otantik bir atmosfer sunan bir yılbaşı pazarımız var artık: Çamlıhemşin Yılbaşı Panayırı. Çamlıhemşin’in otantik havası ile organizatörler Gülfen Özer ve Öznur Eminoğlu’nun Avrupai vizyonu Karadenizli kadınların emeği ile birleşince ortaya o kadar harika bir proje çıkmış ki tüm aralık ayı boyunca hayranlıkla izledim. Bu yıl katılamadığım için kendi kendimi yiyip bitirmek yerine bu iki güçlü kadınla tanışıp panayır hakkında sorular sormak istedim. Onlar da beni kırmadılar ve sorularımı içtenlikle yanıtladılar.

Karadeniz dalgalarının hırçınlığı, dağlarının ihtişamı, havasının keskinliği kadar kadınlarının gücüyle de büyüleyen bir yer. Bu coğrafyanın kadınları, zorlu doğa koşullarına aldırış etmeden yaşamı yeniden şekillendiren elleriyle her zaman hayranlık uyandırıyor. Çamurlu yollarda sırtlarında yük taşırken de, çay bahçelerinde güneşin altında ter dökerken de, yoktan var ettikleriyle kendi dünyalarını kurarken de aynı azimle parlıyorlar. Ben de baba tarafından Karadenizli bir kadın olarak, bu toprakların her köşesinde izlerini taşıyan emeği ve cesareti içimde hissediyorum. Çamlıhemşin’de düzenlenen yılbaşı panayırını duyduğumda, bu etkinliğin ardındaki emeği ve estetiği anlamak için sabırsızlandım. Çünkü biliyorum ki Karadenizli kadınlar, sadece çalışkanlıklarıyla değil; aynı zamanda yaratıcı dokunuşlarıyla da hayranlık uyandırıyor.


















