Karia Yolu - Bafa Gölü: Muhteşem Manzarada Milattan Önceye Yolculuk

Yunan mitolojisinde ay tanrıçası Selene bir gece gümüş arabasıyla, Bafa Gölü’nü çevreleyen Latmos dağlarının üzerinden geçerken, aşağıya baktığında Endymion isimli uyuyan bir çobanı görüp aşık olur ve yanına gelir. O günden sonra her akşam Selene, Endymion’un yanına gelip geceyi onunla geçirir. Ancak ölümlü olan Endymion ile ölümsüz tanrıçanın aşkı imkansız olduğu için Zeus, Selene’in dileğini yerine getirerek Endymion’u sonsuz bir uykuya mahkum eder ve onun hiç yaşlanmadan bir rüya içinde yaşamasını sağlar. Selene her gece onun yanına gelip geceyi onunla geçirir ancak onu uyandıramaz. Ayı’da arabasında getirdiği için efsaneye göre ayın en güzel parladığı yer Bafa Gölü’dür. Bu yazıda bölgeye yaptığım gerek hiking, gerekse antik kent ziyaretlerini içeren yolculuğumu sizlerle paylaşacağım.

Gezinin ilk gününde, Kerdemlik neolitik kaya resimlerini görmek için köyden yürüyüşümüze başlıyoruz. Yürüyüş, Bafa Gölü’nün harika manzarası eşliğinde devam ediyor. Sanki bu manzara, birazdan yapacağımız zamanda yolculuğun yakıtı. Bir süre sonra dar girişi olan bir kayanın içine, kendimizi eğip bükerek giriyoruz. İçerisi geniş olmadığı için tek seferde 6-7 kişi kayanın içine girebiliyor. Buna rağmen içerisi, büyük üstat Kemal Sunal’ın Atla Gel Şaban filmindeki minibüs sahnesi gibi. Demir oksitten üretilmiş kırmızı boyayla yapılan kadın erkek figürleri ve diğer resimler sanki Indiana Jones filminde yer alan bir bulmaca. İnsanin içinden bulmacayı çözüp, zamanda yolculukla milattan öncesine giderek o döneme şahit olmak geliyor.













