Kirpinin Zarafeti: Kirpi İkilemi Ekseninde İncelikli Bir Roman

Gözlemlediğim ve deneyimlediğim kadarıyla, sıkı kitap severler, tutkulu edebiyat okurları kitapçıların bestseller bölümlerinden itinayla uzak durur. Abartılmış, kitlelere hitap etmek uğruna edebi değer atfedilmeden öykülendiği söylenen bu romanlar kolay okunduğu ve okuru düşündürmediği iddiasıyla çoğu zaman “sabun köpüğü” diye nitelendirilir. Bu kitaplara, güzel cümlelerin, derinlikli konuların, edebi eserlerin tadına varmış okurlar tarafından genellikle önyargıyla yaklaşılır. Şimdi size bu önyargılarınızı yıkacak bir çok satanlar kitabı önermek istiyorum, inceliği ve nahifliğiyle kendisine hayran bıraktıracak roman: Muriel Barbery’den Kirpinin Zarafeti.

Kirpinin Zarafeti, Muriel Barbery
Kirpinin Zarafeti, 54 yaşında bir apartman kapıcısı Reneé ile intiharın eşiğinde 12 yaşında bir kız çocuğu Paloma’nın yer yer kesişen hikâyelerini anlatıyor. Reneé’nin kendini saklama, Paloma’nın ise kendini arama yolculuğu Paris’te yaşadıkları bir apartmanda geçiyor. Sanat, edebiyat ve sinema meraklısı Reneé, meraklarını ve entelektüel yönünü saklayıp toplumun ondan beklediği gibi bir “kapıcı” olmaya çalışırken, üstün zekâlı Paloma, uyum sağlayamadığı dünyasından kopmanın hazırlığını yapıyor. Paloma ve Reneé’nin birbirini yakından tanımasını ise apartmana sonradan taşınan Japon beyefendisi Kakuro sağlıyor. Romanda, bu iki şahsına münhasır baş karakterin hikayelerini kendi ağızlarından okuyoruz. Reneé hikayesini okurla paylaşırken, Paloma da tuttuğu iki farklı günlükle git-gellerini ve fark edilmeyişini ifade ediyor.









