“Yürümek istiyordu. Durmadan yürümek. Acısının çoğulluğundan, yakıcılığından kurtulmak isteyen her insan gibi sadece yürümek. Yürümek acıya iyi geliyordu.” (Aralık, sf.40)
Yukarıdaki alıntılardan da anlaşılacağı üzere, umutsuzluk ve yalnızlığın hüküm sürdüğü bu öyküde, baş karakter Rıfat ve diğer karakterlerin iç düşüncelerine yer veriliş üslubunda Sabahattin Ali, Yusuf Atılgan, Oğuz Atay etkisini hissediyoruz.
İkinci öykü Mavi Pelikan, Numan isimli bir adam ile bir Mavi isimli mavi pelikan arasındaki fantastik aşkı anlatan bir öykü. Öykü başlamadan önce, bu sefer de Sabahattin Ali’nin Değirmen isimli öyküsünden bir alıntı ile karşılaşıyoruz. Bilinçaltımızda doğru olarak şifrelenen düşüncelerimizin bile sorgulanabilir olduğunu düşündüren ve sınırları dış etkenler tarafından belirlenmiş hayallerin dışına taşıp taşamayacağımızı sorgulatan öykü, sıklıkla karşılaşmadığımız türde bir hikâyeye sahip. Numan’ın aşkından vazgeçme veya aşkına sahip sıkma arasında bocalaması ve Mavi’nin Numan’ın kararı sonrasındaki seçimi öykünün en ilgi çekici çözümlemelerini içeren kısımları.