Kızılcık Şerbeti’nden Ben de İçtim: Popüler Diziye Bakış

Farklı sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel kökenlerden gelenlerin aşkı ve evliliği Türk Sineması’nın ana ve en popüler temalarından biridir; hatta ’Zengin kız-fakir oğlan’ başlığıyla dramdan, romantik komediye kendine özgü bir melez tür bile oluşmuştur. Dizi çok tanıdık olan ve hala dizilerde sık sık uygulanan bu formülü günümüz Türkiyesi’nin en temel politik ve toplumsal sorunlarından birine uyguluyor. Açıkcası çoğu zaman bu farklılıklar tam tabiriyle ‘kör gözüm parmağına’ bir şekilde gösteriliyor ve bazı anlarda fazlasıyla sırıtıyor.

Yakın zamanda yurt dışında yaşayan ve haftalık bir gazetede televizyon ve diziler üzerine yazılar yazan bir arkadaşımla konuşurken laf arasında bana ‘Kızılcık Şerbeti’nden bahsetti. İlk anda hatırlayamadım ama sonra kafama dank etti: Hemen seçimler öncesinde kadına şiddet bahanesiyle yasaklanmaya kalkan ve RTÜK ile kanalının başının belaya girmesine neden olan diziydi sözünü ettiği. Diziyi seçim öncesi gündemi takip ettiğim bazı politika yorumculardan hasbelkader duymuştum ama açıkçası Türkiye’de akla hayale gelmeyecek nelere takıldığını bildiğinden, hele de seçim öncesi yapay hassasiyetin tavan yapması beni şaşırtmadığından konu ve dizi çok da ilgimi çekmemişti.













