Koçtaş: Zamanın Ruhunu Yakalayan Çeyrek Asırlık Hikaye

“Koçtaş’a gidiyorum, evimi çok seviyorum.” cingılı dilimize dolanan Koçtaş, özellikle her faninin, yaşamında birkaç kez sınandığı taşınma süreçlerinde yanımızda olan bir marka. Koçtaş’a gidiyorum deyince annenizden büyükannenize kimsenin “Nereye?” diye tekrar sormadan anladığı bir isim olmasının nedenlerinden biri de çeyrek asırlık tarihi. O halde gelin Vehbi Koç vizyonuyla doğan Koçtaş’ın ilham verici hikayesi üzerinden ufak bir zaman yolculuğuna çıkalım.

Koçtaş Tarihinde Zaman Yolculuğu
İlk Adımlar

Aslında Koçtaş’ın bir şirket olarak öyküsü 1930’lu yıllara dek uzanıyor. Markaya dair gördüğümüz her şey, bugün sıkça kullandığımız “girişimcilik” gibi havalı kelimelerden çok daha önce, bir hayalle yola çıkan Vehbi Koç’un vizyoner adımlarıyla başlıyor. Koç, kendi ifadesiyle “o zamana kadarki iş hayatının en riskli kararını” verip Ankara Numune Hastanesi projesini üstleniyor. Zorlu koşullarda başarıyla sonlanan proje inşaat alanındaki deneyimini artırıyor. Böylece uzun zamandır aklında olan İstanbul için doğru zaman geliyor ve Galata’da Fermeneciler Caddesi 90 numarada inşaat malzemeleri satmak üzere ilk mağaza açılıyor. Tam bu noktada filmlerdeki gibi zamanda bir sıçrama yaptığınızı hayal edin. Bugün dev mağazalarında “Pardon banyo bölümü ne tarafta acaba?” diye sorup sorup koridorlarında kaybolduğumuz Koçtaş’ın temellerinin atıldığı ilk mağaza, 1930’lu yılların İstanbul’unda! Üstelik şirketin ismi dahi henüz Koçtaş değil.











