Zeytinin Peşinde: Komili ile Kutsal Hazinemize Yolculuk

Ayvalık’a gidenler bilir ki harika bir doğası, kıymetli topraklarda yetişen ürünleri ve bu ürünleri işleyen bir birinden değerli işletmecileri vardır. Keşfetmek ister ve keşfettikçe de mutluluk duyarsınız. İşte bu harika lokasyonda bize ait, bizden olan bir miras yetişiyor. “Ölmez Ağaç” denilen bereketin, bolluğun ve refahın sembolü: Zeytin. Ona “merhametin yağını” sağlayacak simgesel bir ağaç diyorlar. Okudukça ve üzerine yapılan sohbetleri dinledikçe hayran oldum. Geçmişte Homeros’a fısıldadığı gibi şimdi bize fısıldıyor hadi gelin ona kulak verelim! “Herkese aitim ve kimseye ait değilim. Sen gelmeden önce buradaydım ve sen gittikten sonra da burada olacağım.” Hafta sonu Komili ile zeytin ve zeytinyağı üzerine bir keşif yaptık. Sizlerle dolu dolu geçen üç günümü paylaşmak için sabırsızlanıyorum. Hazırsanız başlayalım!

Cuma günü İstanbul’dan direkt Ayvalık’ın Paşa Koyunda bulunan konaklama noktamız D-Resort Murat Reis’e geldik. Bir tarafı orman bir tarafı deniz olan bu harika yerde olmak oldukça keyifliydi. Burada kaldığımız süre zarfında sabahları deniz kenarında kahvemizi yudumlarken akşamları da ateş başında arkadaşlarımızla hoş sohbetimizi yaptık. İlk günün akşamında Komili ekibinin Bay Nihat’ta bize hazırlamış olduğu akşam yemeğine katıldık. Birbirinden lezzetli ürünlerden oluşan harika bir menü hazırlanmış. Dilerseniz menüden biraz bahsetmek istiyorum. Soğuk, sıcak ve tatlılar olarak ayrılan menüde beni en çok mutlu eden Fesleğenli Girit Ezme, yedikten sonra damağınızda pancarın ve balın bıraktığı uyum ile Ballı Hardallı Pancar Salatası, yemelere doyum olmayan susamlı ve çörek otlu Levrek Simit, belki de en sona kalmış ama bir başyapıt olan Safran Soslu Sübye Paça harikaydı.











