Koronavirüs’ü Anlamak: Bize Ne Öğretmeye Çalışıyor?

Zor günlerden geçiyoruz. Uyanacağımız yeni bir günde bizi nelerin beklediğinden habersiziz. Uzun zamandır hepimiz ilk kez anı yaşıyoruz, elimizde yalnızca şu an var. Sahip olduğumuz tek şey, şu an. Bu dönemi çok çetin bir sınav olarak görüyorum ben; gezegenimiz, toplum ve kendim için. Koronavirüs’ün az önce saydığım bu üçlüye anlatmak istedikleri üzerinde çok düşünüyorum bugünlerde. Ve her zaman olduğu gibi, zihnimden geçenler klavyeme dökülmek istiyor, elim theMagger.com’a gidiyor. Yeni bir yazıyla, yeni bir serüven başlıyor benim için.

Çok uzun zamandır günlerimizi dakikası dakikasına planladığımız bir yaşam sürüyoruz. Her anımız, her dakikamız önceden belirlenmiş. Spontanelik, teslimiyet nedir unuttuk. Yetişilmesi gereken toplantılar, tamamlanması gereken işler, katılınması gereken organizasyonlar. Hep bir gereklilik, hep bir endişe ve telaş. Sanki bize dediler ki her gün bir koşu parkuru, ne kadar hızlı koşarsan o kadar kazanırsın. Kendimizi unuttuk. Neleri sevip sevmediğimizi, hangi aktivitelerin ruhumuzu beslediğini… Acelemiz ne? Bu telaş neden? Neyin koşturmacasındayız?













