“Kırışıklıktan Korktum”: Küçük Yaşta Alarm Veren Güzellik Sevdası

Siz de özellikle son yıllarda, girdiğiniz herhangi bir güzellik marketinde 8-14 yaş arası küçük kızların çoğaldığının farkında mısınız? Ojelere, rujlara bakınırken gördüğümüz ve “Küçüktür, özeniyordur” diye es geçtiğimiz çocuklar için bu durum aslında daha fazlası haline gelmiş durumda: Hangi fondötenin ciltlerine uygun olduğunu bilmeleri bir yana; muhtemelen hangi akne problemine hangi asitin daha iyi geleceğini ya da kırışıklıklara hangi kremin daha iyi geleceğini sizden daha iyi biliyorlar ve hatta uygulamaktan çekinmiyorlar. TikTok’un “Sephora Çocukları” olarak adlandırdığı bu küçük yaş aralığına sahip kızların haberdar olmadığı şey ise, aslında cilt bariyerlerine ve kendilerine erken yaşta zarar verdikleri. Özellikle Amerika’da fazla cilt ürünü kullanımı sebebiyle soluğu hastanelerde alan küçük kızların çoğalması, alarm verici bir durum olmaya başladı.

Sosyal medya öncesi cilt bakımı ve güzellik trendleri, belki de takibi daha kolay ve eğlenceli bir rutindi. Belli yaş aralığına kırışıklık önleyici gündüz/gece kremleri önerilir, makyajı yatmadan önce çıkarmanın öneminden bahsedilir, nemlendiricilerin ve güneş kremlerinin öneminden bahsedilirdi; bu da yeterliydi. Tüketim çılgınlığına biraz daha fırsat vermek adına artık, çeşitli toniklerden farklı farklı yüz yıkama jellerine, yüzümüze uygulamamız gereken asitlerden bambaşka amaçlı maske çeşitlerine kadar her şey pazarlanır oldu. Özellikle sürekli olarak ortaya çıkan cilt görünümü ve makyaj trendleri, pazarlama stratejilerini de körükledi elbette. Ama işler çığırından öyle bir çıkmış durumda ki, dayatılan bu tüketim çılgınlığına henüz 8-14 yaş grubu arasında olup bunların hiçbirini kullanmaya ihtiyaçları dahi olmayan küçük kızlar da katılıyorlar. Beş aşamalı cilt rutinleri oluyor, anti-aging kremler eşliğinde çeşitli asitlerin hangi cilt problemine geleceğini iyi biliyor ve kullanıyorlar. İşin üzücü noktası ise dermatologlara taşınmaya başladıklarında ortaya çıkıyor: İsilikler, kimyasal yanmalar ve çeşitli alerjik reaksiyonlar geçiren kızlarımızın tek derdinin “Kırışıklıktan korktum,” olması büyük bir problem.











