Küre Dağları Milli Parkı: Kanyonlar Diyarı Mercek Altında

Bu seferki gezi yazımın konusu, üyesi olduğum Yudosk (Yeni Ufuklar Doğa Sporları Kulübü) ile gittiğim, Kastamonu ile Bartın ilinin sınırlarında bulunan Küre Dağları Milli Parkı’nın Kastamonu bölgesi. Kastamonu denince akla ilk gelen şeylerden biri “Daş Düşebülü, ayı çıkabülü” sözüdür. Bu sözün bir hikayesi var. Kastamonu ile Çankırı arasında yol yapılırken Ilgaz Dağları’nın kayalıklarını aşmak için dinamitler patlatılmış. Bir işçi kayaların düşmek üzere olduğunu görünce uyarı maksadıyla bir tahta parçasına yerel şivesiyle” Daş düşebülü” yazmış. Ormanlarında ayı sayısı da fazla olan bir bölge Kastamonu. Bölgeyi gördükten sonra ben bu sözü “Önünüze kanyonlar mağaralar çıkabülü, kalbiniz orada kalabülü” olarak değiştiriyorum.

Gece yaklaşık 50 kişilik trekking grubuyla İstanbul’dan yola çıkıyoruz. Sabah yer yer sis bulutları eşliğinde bölgeye vardığımızda, gideceğimiz yerlere yakınlığı dolayısıyla merkez noktamız olan Kastamonu’nun Pınarbaşı ilçesindeki tesisimize gitmeden ilk olarak Ilgarini Mağarası’na doğru yürüyüşe başlıyoruz. Mağaraya araç ile ulaşım imkanı yok. Ilgarini Mağarası yürüyüş yolu tabelasının oradan araçlardan inip, gidiş dönüş 10 kilometreden biraz fazla sürecek yürüyüşümüz için ormanının içine dalıyoruz. Yol üzerinde Mantar Mağarası ve Ejder Çukuru isimli iki yere daha uğrayacağız. Kayalık, taşlık arazide ormanın içinde geçen yürüyüş çok güzel manzaralar sunuyor. Taşların üzerine yolu gösteren kırmızı, beyaz çizgiler konulmuş ancak eğer trekking konusunda tecrübeli değilseniz, bölgeyi bilen bir rehber olmadan yürümenizi tavsiye etmem. Ayrıca yürüyüşe başlamadan yanınızda su ve diğer erzaklar mutlaka bulunmalı. Bu yaz başında mağaraya giden yürüyüş grubundan ayrılan bir kişi kaybolmuş ve 14 gün sonra sağ olarak bulunmuş.












