Bir yer düşünün: Bir yandan dünya sanki orada daha hızlı dönüyor, sinemadan teknolojiye her gün başka bir değişim oluyor. Diğer tarafta ise söz konusu iyi yaşam, sağlık olduğunda sanki dünya dönmeyi bırakıyor, hayat bir anda yavaşlıyor. Wings’in ayrıcalıklar dünyasından aldığımız ilhamla biz de yola çıkıyor, kıta değiştiriyoruz. Haydi Wings’lenin, bu sefer rotamız başka bir kıta! Kuzey Amerika’dan radarımıza giren şehirleri keşfediyoruz.
Wings ile yurt dışı harcamalarından %50 daha fazla Mil Puan* kazanabilir, kazandığınız Mil Puanları yurt dışı uçak biletlerinde 2 kat değerli* kullanabilirsiniz.
Bunları Da Okuyun
*yurt içine kıyasla
Kuzey Amerika | Fotoğraf: Maxime Doré – unsplash.com
Kuzey Amerika 101
Bir seyahatten neler bekliyorsunuz? Eğer hayalleriniz; deniz, kum, güneş ile başlıyorsa balinaları bile görebileceğiniz Vancouver’ı radarınıza alabilirsiniz. Yıldızları gökyüzünden izlemekten sıkıldıysanız, Los Angeles’ı ziyaret edebilirsiniz! Özgürlüklerin şehri San Francisco, hayatta her şeyin mümkün olduğunu hissettiren New York… Kuzey Amerika; sonsuz ihtimalleri bir araya getiren bir bölge! Gelin, hayallerimizi gerçeğe çevirmek için yola çıkıyor, Wings ile en iyileri keşfediyoruz.
Vancouver | Fotoğraf: Matt Wang – unsplash.com
İlk Durak: Vancouver
Kışın dağlarında kayak, yazın okyanuslarında sörf yapılan çok özel bir noktaya götürmek istiyoruz sizi. Kendisi, Kuzey’in en sporcu ruhlu şehirlerinden biri. Bir yandan gözümüz son gelişmelerdeyken, diğer tarafta ise doğa ile şehrin en güzel uyumlarından birini görmek üzere Vancouver’a gidiyoruz.
Vancouver’da kalmayı tercih edebileceğiniz birçok keyifli ve kendine özgü mekân bulunuyor. Eğer bu şehre ilk kez geliyorsanız, bizim önerimiz Downtown’da kalmanız. Çünkü burası hem diğer mahallelere hem de şehirde görülmesi gereken yerlere çok yakın. Fakat şehri ziyaret ederken “mahalle” hissini biraz daha popüler bir noktadan yakalamak isterseniz West End’i tercih edebilirsiniz. West End, hem şehir merkezi enerjisine sahip hem de yerellerin en çok tercih ettiği noktalardan biri. Son olarak şehre konser, maç gibi bir etkinlik için geliyorsanız, stadyumlara çok yakın olan Yaletown bölgesini de tercih edebilirsiniz.
Vancouver | Fotoğraf: Alex – unsplash.com
Vancouver’da Mutlaka Yapılması Gerekenler
Vancouver’da hem doğanın tadını çıkarabileceğiniz hem de şehrin sunduklarından faydalanabileceğiniz harika bir enerji var. Bizim ilk önerimiz, şehrin en meşhur noktalarından biri olan Stanley Park’ı ziyaret etmeniz. Eğer bisiklete binmeyi seviyorsanız, yeşil ile mavinin buluştuğu bu parkı mutlaka bisikletle keşfetmenizi öneriyoruz! Şehrin en keyifli noktalarından biri olan Granville Island’a da mutlaka gitmeli, yemek marketini ziyaret etmelisiniz. Eğer yolunuz sıcak havalarda buraya düşecek olursa, şehrin enerjisi en keyifli noktalarından biri olan Kitsilano Beach’e mutlaka gitmeli; okyanus rüzgârlarının tadını bir kahve ile çıkarmalısınız. Üstelik, bazı dönemlerde burada balinaların göründüğünü de söylemeliyiz! Son olarak özellikle Kanadalı sanatçıları tanımak için çok keyifli bir seçenek sunan Vancouver Art Gallery’i ziyaret etmelisiniz!
Not: Vancouver ziyaretinizi uzatmanıza değecek bir öneride de bulunmak istiyoruz. Kuzey Amerika’da yaşayanların en sevdiği etkinliklerden biri hafta sonları doğa kaçamakları yapmak. Bizim önerimiz ise Vancouver’a yakın bir mesafede bulunan ve özellikle sörfçüleri ile tanınan Tofino’yu ziyaret etmeniz. Burada Wildside Grill’de fish and chips’leri de mutlaka deneyin!
San Francisco, Amerika’nın en lezzetli şehirlerinden biri olarak kabul ediliyor. Buraya geldiğinizde, ilk olarak soluğu Swan Oyster Depot’da almalısınız. Saatlerce bekleyeceğiniz kuyruğa değecek olan Sashimi tabağını mutlaka denemelisiniz. Ayrıca San Francisco’nun en ünlü çorbalarından biri olan Cioppino için Anchor Oyster Bar’ı listenize eklemelisiniz. Üç yıldızlı bir deneyim isteyenler ise çağdaş bir Kaliforniya mutfağı için Quince’i radarına almalı. Ayrıca Laura Özyılmaz’ın Doğu Akdeniz rüzgârlarını şehirden estiren Dalida Restaurant’ına da bir göz atabilirsiniz.
San Francisco’da kahvaltı ve kahveleriniz için; Asya – Amerika tarzı bir fırın olan Breadbelly’i ve şehrin tarihi noktalarından biri olan ve geleneksel Amerikan tarzı kahvaltılar için Pork Store Cafe’yi listenize alabilirsiniz.
Los Angeles | Fotoğraf: Jake Blucker – unsplash.com
Üçüncü Durak: Los Angeles
Hiking ile başlayan sabahlar, sağlıklı içecekler ile geçen günler ve bol bol yıldızlar geçidi… Şatafatlı görüntüsünün ardında tam anlamıyla “sağlıklı” trendler ile şekillenen bir yaşam tarzı bulunan Los Angeles’a geldik. Yıldızları yeryüzünde aramak için yolu buraya düşenler için keyifli bir liste hazırlamak istedik.
Los Angeles’ta seçeceğiniz mahalle konusunda dikkatli olmanız önem taşıyor. Çünkü burası, pek de yürünebilir bir şehir değil. Burada ya bir arabaya ya da bir taksiye ihtiyacınız olacağını not düşelim ve kalmanız için önerdiğimiz mahallelere geçelim. İlk kez gelen biri için en keyifli noktalarından biri olan West Hollywood’u (WeHo) ve Beverly Hills’i tercih edebilirsiniz. Birçok yere ulaşımı kolay olan bu noktanın etrafında çok keyifli mekânlar da bulunuyor. Ayrıca son yılların “en cool” mahallelerinden biri olan Silver Lake; yeni nesil kafelerde yaratıcı insanlarla oturmayı sevenlere uygun. Son önerimiz ise tabii ki Los Angeles’ın kıyısında kalan şehir Santa Monica. Okyanus kenarına kurulan bu nokta, tatil hissini yaşamak isteyenler için birebir.
Los Angeles dopdolu bir şehir! Buraya geldiğinizde mutlaka Hollywood tabelasının önünden geçmeli, en sevilen sanatçıların isimleriyle dolu olan Hollywood Walk of Fame’den yürümelisiniz. Universal Studios için gününüzün belirli bir kısmını ayırmalısınız. Ayrıca uzaya meraklıysanız, Griffith Observatory’i mutlaka listenize almalısınız. Üstelik, Los Angeles’ta Amerika’nın en büyük müzelerinden biri bulunuyor. Yüz elli beş binden fazla parçadan oluşan koleksiyonuyla Los Angeles County Museum of Art’ı mutlaka ziyaret etmeniz gerekiyor. Güneşli bir havada ise Santa Monica’nın ikonik noktalarından biri olan Santa Monica Pier’in tadını çıkarabilirsiniz. Son olarak ise bölgenin en meşhur noktalarından biri olan Venice Canals’ı bisiklet kiralayarak gezebilirsiniz.
Not: Los Angeles’ın tam bir hiking şehri olduğunu söylemeliyiz! Buraya geldiğinizde; spor eşyalarınızı mutlaka valizinize koymalı, hiking için Runyon Canyon’a gitmelisiniz.
Dünyanın en lezzetli şehirlerinden birine hoş geldiniz! İlk olarak en iyi dilim pizza için Mama’s TOO! ve 1975’ten beri devam eden Joe’s Pizza’ya, en iyi taco için de Carnitas Ramirez’e gitmelisiniz. Ardından sırada dünyanın en dikkat çeken restoranları var! Top 50 Restoran listesinde 12. sırada yer alan Atomix’i modern Kore lezzetleri ile radarınıza almalısınız. Ayrıca şehrin en çok konuşulan 3 yıldızlı deneyimlerinden biri olan Per Se için önden rezervasyonunuzu yaptırmanızı öneririz. Şehrin en ünlü makarnacılarından biri için Lilia’yı listenize alın. Klasik bir Amerikan bistro tarzı için ise tavsiyemiz ise Raoul’s.
Kahvaltı ve kahve önerilerimiz için yaklaşın. Öncelikle, şehrin en iyi bagel’larından biri için radarınıza PopUp Bagels’ı alabilirsiniz. Leziz kahveler için yolunuzu WatchHouse ve Maman’a düşürün; brunch için ise Baby Blues Luncheonette ve klasik bir Amerikan tarzı olan Golden Diner‘ı deneyin.
Hayalini kurduğunuz bütün seyahatleri gerçeğe çevirmek istiyorsanız Wings’in ayrıcalıklar dünyası ile bütün hayallerinize ve eşsiz deneyimlere ayrıcalıklı bir şekilde tik atabilirsiniz.