Bayramın ilk günü Girne, Alsancak bölgesinde Escape Beach’e gittik. Küçük ama sevimli bir koya hakim olan Escape Beach’e giriş 20 TL. Şezlong, duş, şemsiye gibi temel ihtiyaçlar fiyata dahil. Sezon sonu olduğu için servis biraz aksak ama yine de iyi niyetli çalışanları var. Zaten Kıbrıs’ın insanı genel olarak rahat, iyi niyetli, keyif insanı. Adada Türkiye’den turistler kadar yabancı turistler de var, aslen yabancı olup orada yaşayanlar da. Özellikle İngilizlerin bir dönemki hakimiyeti etkisinden olsa gerek Karmi adında bir İngiliz Köyü bile var. Dağların eteklerinde olan bu köye arabayla tam anlamıyla keçi gibi tırmanmak gerekiyor. Buralılar bu yolu eskiden sadece eşeklerle çıkabiliyormuş. Tabii ki bu köy bildiğimiz Türk köyleri gibi değil. Meydanında camii yerine şirin bir kilise var. Etrafında da beyaz Kıbrıs tarzı evler, cafeler, restoranlar, butik oteller… Dağların bol oksijeni ve yüksek rakım nedeniyle burada hava aşağısına göre 5 derece daha soğukmuş. Buradaki İngilizlerin yaş ortalaması da bir hayli yüksekmiş. Allahtan bu küçük İngiliz köyü çok güzel korunmuş, Kıbrıs olayları ve politik meselelere kurban gitmemiş. Bir tek ismi değişmiş. Yılların Karmi’si olmuş Karaman. (Melodisini uydurma çabasına dikkat!)
Girne’de Yeme-İçme
Yemek için tekrar Girne’ye inip Kıbrıs’ın en meşhur pizzacısı Manipeni’ye gittik. Burada sadece pizza yok, menüde daha pek çok seçenek var ama pizzaları gerçekten çok doyurucu ve bol malzemeli. Tatlı olarak da Kıbrıs’ta her köşe başında karşımıza çıkan Mardo adlı dondurmacıya gittik. Bizce bir şubesini de acilen İstanbul’a açmalı. 20’den fazla çeşidiyle harika dondurmaları var ve koca bir top dondurma 2 TL.