Ben İngilizce gördüğüm bir tanımı çok kısaltarak “the perfect balance between two extrems” demek istiyorum. Yani efendim, iki uç arasındaki mükemmel denge diyebiliriz:) (bu tanımda dediğim gibi 5-6 satırlık bir açıklama vardı lakin bence özü bu) Peki nedir bu mükemmel denge? Kime göre neye göre bir denge bu? İster istemez böyle sorular geliyor insanın aklına. Ortalama bir İsveçliye göre bunun cevabı sanırım evli, mutlu çocuklu ha bir de Volvo’lu olmak… Volvo çok önemli, yabana atılmasın. Mercedes değil, BMW değil… Volvo! Volvo’su olmayanı dövüyorlar zaten İsveç’te:) ( medeni insanlar bu İskandinavlar, dövmüyorlardır.)
Bir kelimeden çok daha fazlası olan bu Lagom, bir yaşam tarzı olarak da tanımlanabilir. Hayatın her alanına sirayet etmiş, tüm yüksek refahlı ülkeleri ele geçirmiş bir zihniyetten bahsediyoruz burada. ( 2017’nin ‘Dünya Mutluluk Raporu’nda, Norveç birinci, Danimarka ikinci, İzlanda üçüncü, Finlandiya beşinci, İsveç onuncu… 2021’i bilemem ama çok değiştiğini sanmam.) Bu kadar kuzeyde, karda kışta kalmış, güneşe hasret yaşayan (bu nasıl bir ajitasyondur Ceren, bir de ağla…) bu insancıkların bu kadar mutlu, bu kadar dengeli böyle refah içinde yaşamalarına bakacak olursak şüphesiz ki sebebi, bizim daha anlamını keşfedemediğimiz, bir kültür haline getirdikleri onlarca belki yüzlerce kelime… Lagom gibi. Hayat tarzından, dekorasyona, aile ilişkilerinden, yedikleri yemeğe, gittikleri tatile hatta ekonomide, politikada bile bu insanlar Lagom.
Hayatımızdaki fazlalıklardan kurtulmak, aşırıya kaçmamak ve aslında her şeyi tam kıvamında/dozunda yaşama durumu da diyebiliriz. Uçlarda yaşamayı seven, abartılardan zevk alan bir kişiyseniz pek size uygun bir felsefe diyemeyiz sanırım buna. Yeni bir kelime öğrendik diye hemen komple hayatımıza alıp onun ekseninde dünyamızı döndürecek değiliz elbette ama bazı konularda “Lagom” olmak fikren çok hoşuma gitti. Günlük yaşamın kalitesini arttırmaktan bahsediyoruz aslında burada. Biz? Ben ve İsveç halkı… Sağda solda “hygge” kelimesine çok denk gelmişsinizdir eminim o da tam anlamıyla çeviremediğimiz İskandinav halkına özgü yaşam biçimi haline gelmiş kelimelerden biri. Şimdi de Lagom’u çok göreceğiz gibi. Böyle giderse hepimiz minik İsveç klonlara dönüşücez… ( ah keşke ) Neyse içimdeki bu İskandinav aşkını susturup konumuza dönecek olursak; bu denge sadece kişinin kendi içinde bulduğu, ben merkezli bir yaklaşım da değil. Bu aynı zamanda toplumsal bir dengeyi de barındırıyor içinde. Nordik halkının o çok yüksek ödediği vergilerin temelinde de aslında herkesin her şeye eşit şekilde -temel ihtiyaçların karşılanabilmesi- ulaşabilmesi motivasyonu yatıyor. (yanlışsam düzeltin beni lütfen.)