Lazanya'nın Hikâyesi: Barilla ile Sofranıza Keyif Taşıyın

Evde, ailemizle geçirdiğimiz günlerde herkes evin içinde kendi köşesini, kendi masasını, kendi uğraşını buluyor şu günlerde. Kimi çalışma masasının başında, iş toplantısına ya da çevrimiçi dersine bağlanıyor, kimi çizim kağıdını, kimi boyama kitabını almış hayallere dalıyor, kimi salondaki masaya yaydığı ve günlerdir uğraştığı puzzle’ın son parçalarını yerleştiriyor, kimi faturaları önüne sermiş hesap yapıyor… Ama yemek vakti geldiğinde, herkes başka bir masanın, yemek masasının etrafında toplanıyor, tüm aile bir araya geliyor.
Her şeyin geçtiğini, pandeminin bittiğini hayal edin… Yorucu ya da sıkıcı bir günün, farklı işlerle meşgul olduğumuz uzun bir günün ardından, mutfaktan gelen kokuyla ya da o gün mutfağa girmiş olan kişinin “Yemek hazır!” çağrısıyla herkes evdeki köşesinden çıkıp sofranın başına toplanıyor. Sofra kurulmuş, salatalar hazırlanmış, içecekler bardaklara konmuş… Belki birkaç misafirimiz ailemize eşlik ediyor; ne de olsa yemek sofraları ailemizle olduğu kadar, diğer sevdiklerimizle, yakın dostlarımızla da güzelleşiyor, zenginleşiyor. Herkes birbirine gününün nasıl geçtiğini sorarken, mutfaktan gelen o kokunun kaynağı belli oluyor, o lezzet dolu tabak sofraya geliyor – ama dikkat edin, sıcak olabilir, çünkü lazanya fırından 10 dakika önce çıktı!











