Les Percussions de Strasbourg ile: Sınırları Zorlayan RuptuR Üzerine

Kulağımıza gelen bir ritim bazen yalnızca ritim olmuyor. Bir sarsıntı, bir kırılma, bir düşünceye eşlik eden nabız hâline geliyor. Les Percussions de Strasbourg ve Caravaggio’nun ortak projesi RuptuR tam olarak bunu yapıyor: Sesin sınırlarını zorlarken, duyusal deneyimin alanını genişletiyor. Bir bedensel deneyim, bir ışık oyunuyla açılan alan, bir sezgi akışı… Les Percussions de Strasbourg’u tanımak ve RuptuR’u anlamak için grubun sanat yönetmeni Minh-Tâm Nguyen, projenin bestecilerinden Benjamin de la Fuente ve ışık tasarımcısı Christophe Schaeffer ile gerçekleştirdiğimiz kısa söyleşimize buyurun.
20. yüzyılın en etkili ve tartışmalı müzik figürlerinden besteci, filozof, sanatçı, müzik teorisyeni ve yazar John Cage’in “Sessizlik: Konuşmalar ve Yazılar” (Silence: Lectures and Writings) adlı bir kitabı ifade ettiği gibi, bir sesin yankısı, bazen sözcüklerin taşıyamadığı duyguları taşır. 27 Mayıs’ta İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu’na konuk olacak proje alışılmışın biraz dışında… Caz ve rock’tan beslenen Caravaggio ile 60 yıldır çağdaş müziğin sınırlarında dolaşan Les Percussions de Strasbourg ilk kez İstanbul’da bir araya geliyor. Işıkla işitilen, jestle anlatılan, bedenle hissedilen bir sahne dili kuruyorlar. RuptuR’da, mekânı, zamanı, ışığı da birer anlatı aracına dönüştürüyorlar.














